İnek çayırda otluyor.
The cow is grazing in the field.
İnekler bir gün otluyor.
Cows graze one day.
İnekler çayırda otluyorlar.
Cows are grazing in the meadow.
İnekler huzur içinde otluyor.
The cows graze peacefully.
Onur OtluEMAIL OF TRANSLATORS
Your names
Koyunlar tarladaki otu otluyor.
The sheep graze the grass in the field.
Bir koyun sürüsü tarlalarda otluyordu.
A flock of sheep was grazing in the fields.
Bazı atlar çitli bir alanda otluyordu.
Some horses were grazing in a fenced area.
Çörek otlu bir dondurma yemek istiyorum.
I want to eat a black sesame ice cream.
O gün her şeyi yiyorlar - yoğun bir şekilde otluyorlar.
They graze everything down, intensive grazing.
Otlukaya köyü'ne ancak toprak yol üzerinden ulaşılabilir.
He can only be reached on foot from the village.
Patagonya'nın büyük otlukları burada gördüğünüz gibi çölleşiyordu.
The vast grasslands of Patagonia are turning to desert as you see here.
otlu ile daha fazla örnek cümle →