ortağın

noun
C1 seviye
TR → EN

Görsel

Parçacık halkanın ortağındaki parlak enerji çekirdeği ve soyut uzay konsepti

Tanım

•genitive singular of ortak
•second-person singular possessive of ortak

Örnek Cümleler

Yeni ortağın benim.
I'm your new partner.
Senin yeni ortağınım.
I'm your new partner.
Clinton'dan Kosova'ya: Biz sizin ortağınız
Clinton to Kosovo: We are your partners
Polis bir suç ortağın olduğunu bildiğini söylüyor.
The police say they know you had an accomplice.
Tom ortağının tüm hisselerini ele geçirmek istiyor.
Tom wants to buy out his partner.
Tom suç ortağının kim olduğunu polise söylemeyi reddetti.
Tom refused to tell the police who his accomplice was.
Bence Tom'un ortağın olmasını istemek büyük bir hata olurdu.
I think asking Tom to be your partner would be a big mistake.
Hiçbir ortağın hissesi %1'i geçemez (Gerçekte binde biri geçemez).
One in ten participants have no relative who they can count on for help (10%).
INA ve yerel ortağının 25 yıl süreyle tetkikler yapmaları gerekiyor.
INA and its local partner must carry out exploration over a period of 25 years.
O, ortağının rüşvetçi bir polis olduğuna dair hiçbir fikri olmadığını söyledi.
He said that he had no idea that his partner was a corrupt cop.
Birçok yatırımcı ve ortağın on ay boyunca beraber çalışabileceği bir ortam mevcut.
They have rounds of investors and a collaborative space where everyone works together for 10 months.
"Sadece tedarikçiniz veya iş ortağınız olmak istemiyoruz... ...şirketinize para yatırmak istiyoruz"
I want to invest in you, and I'm really interested in doing something with you guys."
ortağın ile daha fazla örnek cümle →