Tanım
•Hasar görmüş hücreleri canlı duruma getiren madde
•Onarmak işini yapan kimse
•Onarma işini yapan kimse
Örnek Cümleler
Onarıcı ortamlar
Restorative environments
DNA onarıcı genleri ... ... bu hayvanlarda daha çok aktiftir.
DNA repair genes are more active in these animals.
Bu, daha fazla dikkati mümkün kılan "onarıcı" bir fayda sağlar.
This brings a "restorative" benefit which thus enables further attention.
Tersiyer dentin, tepkisel veya onarıcı dentin olarak ikiye ayrılabilir.
Tertiary dentin can be divided into reactionary or reparative dentin.
Kaplanlar, bir ortamın onarıcı olması gereken bir dizi özelliği tanımlar.
The Kaplans describes a series of characteristics that an environment must have to be restorative.
CHP kendisini onarıcı popülist bir güç olarak sunmaya çalıştı. [Amy Schlegel/SETimes]
CHP has tried to paint itself as a restorative populist force. [Amy Schlegel/SETimes]
onarıcı ile daha fazla örnek cümle →