meteorit
TR → EN
"meteorit" kelimesinin İngilizcesi: meteorite. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelmeteorite
Tanım
•isim, gök bilimi: gök taşı
Diğer Dillerde
AlmancaMeteorit /meteoˈʁiːt/
meteorite
çekim: çoğul Meteoriten · tamlayan Meteoriten
eş: Meteorstein, Aerolith, Uranolith
Es war der erste Dinosaurierfund in Antarktika. — Antarktika'da bulunan ilk meteorittir.
Fransızcamétéorite (dişil)
meteorite
çekim: çoğul météorites
eş: aérolithe
Fut le premier dinosaure trouvé en Antarctique. — Antarktika'da bulunan ilk meteorittir.
İspanyolcameteorito (eril) /meteoˈɾito/
meteorite
çekim: çoğul meteoritos
köken: From meteoro + -ito.
aile: meteorítico
El resto de los meteoritos se conocen como hallazgos. — Diğer hepsi meteorit bulguları olarak bilinir.
İtalyancameteorite (eril/dişil) /me.te.oˈri.te/
meteorite
çekim: çoğul meteoriti
aile: micrometeorite
Tutte le altre meteoriti sono note come ritrovate. — Diğer hepsi meteorit bulguları olarak bilinir.
Rusçaметеори́т
Аппарат Феникс нашёл воду на Марсе. — Metan Mars'tan gelen meteoritlerde bulunmuştu.
Arapçaحَجَر نَيْزَكِيّ
نقلت النيازك الكيمياء، و ربما الأغشية أيضاً — Meteoritler kimyayı getirdi ve belki membranları da.
Azericemeteorit
Kazakçaметеорит
meteorite
çekim: çoğul метеориттер · tamlayan метеориттің
köken: Borrowed from Russian метеори́т (meteorít), from German Meteorit.
Felemenkçemeteoriet (eril)
meteorite
çekim: çoğul meteorieten
eş: meteoorsteen
köken: From meteoor + -iet.
Meteorieten leverden chemie, en misschien ook membranen. — Meteoritler kimyayı getirdi ve belki membranları da.
Yunancaμετεωρίτης (eril)
meteorite
çekim: çoğul μετεωρίτες · tamlayan μετεωρίτη
Οι μετεωρίτες απελευθέρωσαν χημεία και ίσως και μεμβράνες. — Meteoritler kimyayı getirdi ve belki membranları da.
Japonca隕石 /ĩɰ̃se̞kʲi/
a meteorite
eş: 隕星, 天降石, 天隕石, 星石, 星屎, メテオ
生命には自らを包み込む膜が必要です — Meteoritler kimyayı getirdi ve belki membranları da.
Korece운석 /ˈu(ː)nsʰʌ̹k̚/
meteorite
köken: Sino-Korean word from 隕石 (“meteorite”)
운석들은 화학물질을 운반했고 아마도 세포막 또한 그리하였을 것입니다. — Meteoritler kimyayı getirdi ve belki membranları da.
Lehçemeteoryt (eril) /mɛ.tɛˈɔ.rɘt/
meteorite (metallic or stony object or body that is the remains of a meteoroid)
çekim: çoğul meteoryty · tamlayan meteorytu
köken: Internationalism; compare English meteorite, French météorite, German Meteorit, ultimately from Ancient Greek μετέωρος (metéōros).
aile: meteorytyka
Był to pierwszy meteoryt znaleziony na Marsie. — Antarktika'da bulunan ilk meteorittir.
Hintçeउल्कापिंड (eril) /ʊl.kɑː.pɪɳɖ/
meteorite
çekim: çoğul उल्कापिंडों
köken: Sanskritic formation from उल्का (ulkā) + पिंड (piṇḍ, “lump”).
Fincemeteoriitti /ˈmeteoriːtːi/
meteorite
çekim: çoğul meteoriitit · tamlayan meteoriitin
köken: Internationalism (see English meteorite). Contains the suffix -iitti.
aile: kivimeteoriitti, meteoriittikraatteri, rautameteoriitti
Meteoriitit tarjosivat rakennusaineita, kenties myös kalvorakenteita. — Meteoritler kimyayı getirdi ve belki membranları da.
İbraniceכּוֹכָב נוֹפֵל, מֶטֶאוֹרִיט
טרויליט התגלה במטאוריטים שמקורם במאדים. — Metan Mars'tan gelen meteoritlerde bulunmuştu.
Norveççemeteoritt
Landstasjonen var den første i Antarktis. — Antarktika'da bulunan ilk meteorittir.
Vietnamcathiên thạch, vẫn thạch /tʰiən˧˧ tʰajk̟̚˧˨ʔ/
meteorite
köken: Sino-Vietnamese word from 天石, composed of 天 (“sky; heaven”) and 石 (“rock”).
Gần đây, methane được tìm thấy trong khí quyển Sao Hỏa. — Metan Mars'tan gelen meteoritlerde bulunmuştu.
Litvancameteoritas
Letoncameteorīts (eril)
meteorite
Estoncameteoriit
Rühmad on nimetatud iseloomulikuma meteoriidipala järgi. — Diğer hepsi meteorit bulguları olarak bilinir.
Taycaอุกกาบาต /ʔuk̚˨˩.kaː˧.baːt̚˨˩/
meteorite
köken: Borrowed from Pali ukkāpāta (literally “falling of firebrand”); ultimately from Sanskrit उल्कापात (ulkāpāta), from which Thai อุกลาบาต is derived.
aile: ลูกอุกกาบาต
İrlandacadreigít
İzlandacaloftsteinn /ˈlɔftstɛi̯tn̥/
meteorite
çekim: çoğul loftsteinar · tamlayan loftsteins
köken: From loft (“air”) + steinn (“stone”).
Ermeniceերկնաքար, մետեորիտ /jeɾknɑˈkʰɑɾ/
meteorite
çekim: çoğul երկնաքարեր
köken: երկինք (erkinkʻ) + -ա- (-a-) + քար (kʻar)
Moğolcaгазарт унасан солир, солирын чулуулаг
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Bir meteorit buldu.
She found a meteorite.
Bir meteorit buldum.
I found a meteorite.
O bir meteorit buldu.
He found a meteorite.
Onlar bir meteorit buldular.
They found a meteorite.
Kayan yıldızlar meteoritlerdir.
Shooting stars are meteorites.
Antarktika'da bulunan ilk meteorittir.
It was the first dinosaur found in Antarctica.
Diğer hepsi meteorit bulguları olarak bilinir.
All others are known as meteorite finds.
Meteoritler kimyayı getirdi ve belki membranları da.
Meteorites delivered chemistry, and perhaps membranes, too.
Bu deliğe aya çarpan bir mikro meteorit neden olmuştur.
That hole was caused by a micrometeorite hitting the Moon.
Nördlinger Ries, 15 milyon yaşında büyük bir meteorit krater (göktaşı)dir.
The Nördlinger Ries is a large meteorite crater (15 million years old).
110: 3058. doi:10.1086/117747. ↑ Meteorites and their parent planets. 2nd.
110: 3058. Bibcode:1995AJ....110.3058L. doi:10.1086/117747. ↑ McSween, Harry Y. (1999).
Yazarlar, meteorit indiğinde gökyüzünde bir kuyrukluyıldız da betimliyorlar.
They also described a comet in the sky when the meteorite landed.
İlgili Sorular
Saf elementel silikon içeren bir meteorit var mı? Öğrencimin bahçesinde bulduğu sıcak silikon örneğiyle ilgili bir uzmana soruyorum.
Gerçek bir meteorite uzmanına ihtiyacım var. Öğrencim bahçesinde saf elementel silikon buldu, test ettim ve sıcak olduğunu söyledi. Silikon meteoritleri hakkında bir şey duydunuz mu?
Bir meteorite uzmanı arıyorum: Öğrencim bahçesinden saf silikon buldu ve sıcak olduğunu belirtti. Silikon meteoritleri gerçekte var mı?
meteoritic kelimesinin anlamı nedir?
meteorite Türkçesi nedir?