Masa Tenisini severim.
I like ping pong.
-Masa tenisi kazası. Ne?
Why should I tell you that?
Birlikte masa tenisi oynadılar.
They played table tennis together.
Tom ve Mary masa tenisi oynadılar.
Tom and Mary played ping pong.
Masa tenisinde Tom'u hiç yenemedim.
I've never been able to beat Tom at table tennis.
Tom masa tenisini oldukça iyi oynuyor.
Tom plays table tennis fairly well.
Tenis oynamam ama masa tenisi oynuyorum.
I don't play tennis , but I play table tennis.
Tom ve Mary birlikte masa tenisi oynadı.
Tom and Mary played table tennis together.
Tom arkadaşları ile masa tenisi oynuyor.
Tom is playing ping-pong with his friends.
Tom hemen hemen her gün masa tenisi oynar.
Tom plays table tennis just about every day.
1961 yılında ise masa tenisi kolu kuruldu.
In 1951, the table tennis section was started.
Az önce bu otomobilde masa tenisi oynadım.
I played ping pong in the car.
masa tenisi ile daha fazla örnek cümle →