manikür

C2 seviye
TR → EN
"manikür" kelimesinin İngilizcesi: manicure. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelmanicure
Görsel
Manikür detayları - beyaz düz yerleşim tasarımıEl bakımı ve manikür seti - kozmetik ürünleriManikür ve oje detayları - şık kahve kupasıNude Pembe Oje Şişesi ve Sürülmüş Tırnaklarla Minimalist Manikür Konsepti
Tanım
•Elin ve özellikle el tırnaklarının bakımı.
•Elin ve özellikle el tırnaklarının bakımı
Diğer Dillerde
AlmancaManiküre (dişil) /maniˈkyːʁə/
manicure
çekim: çoğul Maniküren · tamlayan Maniküren
köken: 20th-century borrowing from French manicure, variant of modern French manucure, modeled after older pédicure from Latin manus (“hand”) + cūra (“care”).
Fransızcamanucure (eril/dişil)
manicurist
çekim: çoğul manucures
eş: manicure
köken: From Latin manus (“hand”) + cura (“care”).
İspanyolcamanicur, manicura, manicure, maniquiú, maniquiur (dişil) /maniˈkuɾa/
manicure · female equivalent of manicuro (“manicurist”)
çekim: çoğul manicuras
köken: Borrowed from French manucure.
Manicura, operación que consiste en el embellecimiento de las manos, especialmente, las uñas. — Manikür (Fransızca: manicure), el ve özellikle eldeki tırnakların bakımının genel adı.
Rusçaманикюр (eril) /mənʲɪˈkʲur/
manicure
çekim: çoğul маникю́ры · tamlayan маникю́ра
eş: холя ногтей
köken: Borrowed from French manucure.
Arapçaتَجْمِيل الْأَظَافِر, تَجْمِيل الْيَدَيْن, مَانِيكِير
Farsçaمانیکور
Azericemanikür
Kazakçaманикюр
Japoncaマニキュア /ma̠ɲ̟ikʲɨa̠/
manicure · applying nail polish · nail polish
eş: マニキュア液
köken: From English manicure.
aile: マニキュア師
マニキュアを塗る
水溶性マニキュア
Korece매니큐어, 손톱물감 /mɛnicçuʌ̹/
manicure
köken: From English manicure, from French manucure.
까마귀 (까까라스) 성우: 최준영 마녀 마들린의 말하는 까마귀. — Esra (Derya Beşerler) : Sarmaşık kadınlarının manikür pedikürcüsü.
İsveççemanikyr
manicure
çekim: tamlayan manikyrs
Lehçemanikiur (eril) /ma.ɲiˈkir/
alternative spelling of manicure
çekim: çoğul manikiury · tamlayan manikiuru
eş: manicure
köken: Etymology tree French manicurebor. Polish manikiur Borrowed from French manicure.
aile: manikiurzysta, manikiurzystka
Ukraynacaманікю́р
Fincemanikyyri /ˈmɑnikyːri/
The act of having one's fingernails tended, a manicure.
çekim: çoğul manikyyrit · tamlayan manikyyrin
köken: Internationalism (see French manucure).
Çekçemanikúra (dişil) /ˈmanɪkuːra/
manicure
çekim: çoğul manikúry · tamlayan manikúry
Macarcamanikűr /ˈmɒnikyːr/
manicurist · manicure
çekim: çoğul manikűrök
köken: Borrowed from French manicure, coined from Latin manus (“hand”) + cura (“cure”).
aile: manikűrös, manikűrkészlet, manikűrolló
Vietnamcasửa móng tay
Litvancamanikiūras (eril) /mɐnʲɪ²ˈkʲu̟ːrɐs/
manicure
çekim: çoğul manikiūrai · tamlayan manikiū̃ro
köken: From French manucure, possibly via Polish manikiur or Russian маникю́р (manikjúr).
Letoncamanikīrs
Estoncamaniküür /ˈmɑnikyːr/
manicure
çekim: çoğul maniküürid · tamlayan maniküüri
köken: 20th-century borrowing from French manicure, variant of modern French manucure, modeled after older pédicure from Latin manus (“hand”) + cūra (“care”).
Örnek Cümleler
Mary bir manikürcü.
Mary is a manicurist.
Mary manikür yaptırdı.
Mary got a manicure.
İki manikürcüye saldırı
Assault on two manicurists; jail time
Mary bana manikür yaptı.
Mary gave me a manicure.
Mary bir manikürcüde çalışıyor.
Mary works at a nail salon.
En son ne zaman manikür yaptırdın?
When was the last time you got a manicure?
Onun manikürlü tırnaklarını sevdim.
I loved her manicured nails.
Sami çimlerine manikür yapmaktan hoşlandı.
Sami liked to manicure his lawn.
Mary'nin elleri her zaman iyi manikürlüdür.
Mary's hands are always well-manicured.
Benim bir yüz, bir manikür ve bir pedikürüm var.
I got a facial, a manicure and a pedicure.
Bu, Barielle 60 Saniye Manikür-Pedikür terapi ürünüdür.
This is the Barielle 60 Second Mani-Pedi Cure.
Mary mükemmel şekilde manikürlü tırnaklarını saçının içinden geçirdi.
Mary ran her perfectly manicured nails through her hair.
manikür ile daha fazla örnek cümle →