O kutsanmış mıydı?
Had he been canonized?
Evet, o kutsanmıştı.
He's been canonized.
Gerçekten kutsanmışımdır.
I'm just really blessed.
Ben kutsanmış hissediyorum.
I feel blessed.
Çok kutsanmış hissediyorum.
I feel very blessed.
Kitabın adı "Kutsanmış Huzursuzluk".
The book is called "Blessed Unrest."
Beşinci kaynak bakir (e) lik ve kutsanmışlık.
The fifth foundation is purity/sanctity.
Tanrısal lütuf, ikonda kutsanmış olarak yer alır.
In return the chieftain would receive divine favor.
Gecenin bu saatinde bana kutsanmış alarm kalenin ne demek?
What do you mean by alarming the citadel at this time of night consecrated to me?
1858 ve 1872 arasında inşa edilmiş ve 1873'te kutsanmıştır. [1]
It was constructed between 1858 and 1872 and consecrated in 1873.[1]
Bizler kutsanmış, ya da lanetlenmişiz. Çünkü özgür irade sahibiyiz.
We've been blessed, or cursed, with free will.
Kendimi kutsanmış ve talihli buluyorum, 15 yıl önce cesaret gösterip
And I feel blessed and fortunate that 15 years ago
kutsanmış ile daha fazla örnek cümle →