Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kumbara

kumbara

noun
TR → EN
"kumbara" kelimesinin İngilizcesi: money-box, piggy bank, piggy bank. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmoney-boxnoun
Genelpiggy banknoun
Genelpiggy bank

Görsel

Çocuk çikolatalı yumurta ve kumbara - sevimli oyunNostaljik El Yapımı Ev Şeklinde Ahşap Kumbara ve Kedi Deseni

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kumbarayı
Yönelme (-e)kumbaraya
Bulunma (-de)kumbarada
Çıkma (-den)kumbaradan
Tamlayan (-in)kumbaranın
Çoğul (-ler)kumbaralar

Tanım

•isim: Para biriktirmek için kullanılan, bozuk veya kâğıt para atılan deliği olan, metal, toprak, plastikten yapılmış küçük kap
•tarih: humbara

Diğer Dillerde

Rusçaкопилка (dişil) /kɐˈpʲiɫkə/
piggy bank, money box (any shape)
çekim: çoğul копи́лки · tamlayan копи́лки
köken: копи́ть (kopítʹ, “to accumulate, to save up”) + -лка (-lka)
Завещал своё имущество бедным. — Onlar da bebeğe kumbara hediye ederler.
Felemenkçespaarpot (eril) /ˈspaːr.pɔt/
piggy bank (not necessarily pig-shaped) · an amount of money to keep close at hand for emergencies (usually in the diminutive)
çekim: çoğul spaarpotten
köken: From sparen (“to save (up)”) + pot.
De meesten van ons hadden als kind een spaarvarken. — Biz çocukken çoğumuz bir kumbara vardı.

Etimoloji

Farsça

Örnek Cümleler

Tom bir çekiçle kumbarasını kırdı.
Tom smashed his piggy bank with a hammer.
Çocuk tüm parasını bir kumbarada tuttu.
The kid kept all of his money in a piggy bank.
Onlar da bebeğe kumbara hediye ederler.
He gives all his wealth to the poor.
Çocuklarım ikisinin de iki kumbarası var.
Each of my kids has two piggy banks.
Kedi kumbaramın yüzü diğer tarafa dönüktü.
My kitty bank was facing the other way before.
'Kasa' Biz çocukken çoğumuz bir kumbara vardı.
Most of us had a piggy bank when we were kids.
Çocuk tüm bozuk paralarını bir kumbarada tuttu.
The kid kept all of his coins in a piggy bank.
Benim kumbaram benim yaramaz kız kardeşim tarafından kırıldı.
My piggy bank was broken by my naughty sister.
Ben küçük bir bebekken, domuz kumbaram tarafından korkutuldum.
When I was a little baby I was scared by my piggy bank.
El arabasının etrafında gümüş eşyalar ve metal bir kumbara vardı.
Piled around the cart were silverware and a metal cash box.
O sırada Deniz eşi Hakan (Teoman Kumbaracıbaşı), şikayetini geri çeker.
The sea between, yet hence his prayer prevailed.
Burada, keçeden ve kağıt şu şişelerinden bir kumbarayı görüyoruz. (Çıtırtı) (Korna)
Here you see, with felt and paper water bottles, we have Geordie making ... (Clanging) (Buzzing)
kumbara ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod