Diğer Dillerde
incommodious, uncomfortable
eş: unkommod
zıt: kommod
köken: in- + kommod
Örnek Cümleler
Bu konforsuz olurdu.
That would be uncomfortable.
Bu konforsuz olmalı.
That's got to be uncomfortable.
Başlangıçta morarma ve konforsuzluk olabilir.
Initially there may be bruising and discomfort.
Prusya'nın konforsuz ortamını geride bırakmak onun için büyük bir rahatlama oldu.
To leave behind the spartan atmosphere of Prussia came as a great relief for him.
Geçirdiği uçak kazasında bir bacağını kaybettiğinde, ona "konforsuz ahşap takma bacak" takıldı.
When he lost a leg in an aircraft crash, he was fitted with an "uncomfortable wooden replacement".
konforsuz ile daha fazla örnek cümle →