Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kondansatör

kondansatör

/kon.dan.saˈtøɾ/
noun
TR → EN
"kondansatör" kelimesinin İngilizcesi: condenser, capacitor, condenser. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcondensernoun
Genelcapacitor
Genelcondenser

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kondansatörü
Yönelme (-e)kondansatöre
Bulunma (-de)kondansatörde
Çıkma (-den)kondansatörden
Tamlayan (-in)kondansatörün
Çoğul (-ler)kondansatörler

Tanım

•Elektronların kutuplanarak elektriksel yükü elektrik alanın içerisinde depolayabilme özelliklerinden faydalanılarak, bir yalıtkan malzemenin iki metal tabaka arasına yerleştirilmesiyle oluşturulan temel elektrik ve elektronik devre elemanı, yoğunlaç
•İçinde akımsız elektrik yükü biriktirilen cihaz

Diğer Dillerde

AlmancaKondensator (eril)
capacitor · condenser
çekim: çoğul Kondensatoren · tamlayan Kondensators
Diese drei Finger sind ein Differentialkondensator. — Bu üç çıkıntı bir diferansiyel kondansatör oluşturmakta.
Fransızcacondensateur, condenseur (eril) /kɔ̃.dɑ̃.sa.tœʁ/
capacitor
çekim: çoğul condensateurs
Les trois doigts forment un condensateur différentiel. — Bu üç çıkıntı bir diferansiyel kondansatör oluşturmakta.
İspanyolcacapacitor, condensador (eril) /kapaθiˈtoɾ/
capacitor
çekim: çoğul capacitores
eş: condensador
Pero de todos modos, ya estoy bien encima del límite de tiempo. — Yüklü iki levhadan oluşan bu düzeneğe Kondansatör denir
İtalyancacondensatore (eril) /kon.den.saˈto.re/
condenser · capacitor
çekim: çoğul condensatori
köken: From condensare + -tore.
Atterrò con l'autorotazione. — Ölçüm kondansatör şarj ile başlar.
Rusçaконденсатор (eril) /kəndɨnˈsatər/
capacitor
çekim: çoğul конденса́торы · tamlayan конденса́тора
köken: From German Kondensator, from Latin condēnsō (“to thicken”).
Сравни снимок с лицом владельца удостоверения. — Resimdeki şarj olan kondansatörü ele alalım.
Arapçaمُكَثِّف, مُكَثِّفَة
هذه الحالة، مكثف. فقد السعة. — Her kondansatör belli bir kapasite değerine sahiptir. -
Farsçaخازن
Azericekondensator
Felemenkçecondensator (eril) /kɔn.dɛnˈzaː.tɔr/
capacitor
çekim: çoğul condensatoren
köken: Borrowed from Italian condensatore or New Latin condensator.
aile: bolcondensator, plaatcondensator
Let op dat u niet de kersenbuikjes per se hoeft te ruilen. — Kondansatörleri sürekli anma gerilimini aşan gerilimlere maruz bırakmayın.
Yunancaπυκνωτής (eril)
capacitor
çekim: çoğul πυκνωτές · tamlayan πυκνωτή
köken: First attested around 1870. From πυκνώνω (pyknóno) + -της (-tis), calque of French condensateur.
Japoncaキャパシタ, コンデンサ, 復水器 /kʲa̠pa̠ɕi̥ta̠/
capacitor
köken: Transliteration of English capacitor. Originally spelled キャパシター (kyapashitā). As with other imported words ending in long "ā", the final vowel has shortened in more common usage, resulting in the current spelling.
その名の通り、他のトランスフォーマーへ変身する能力を持つディセプティコン。 — Kapasiteleri çeşitli yöntemlerle değiştirilebilen kondansatörlere ayarlanabilir kondansatör adı verilir.
Korece축전기, 캐패시터, 커패시터 /t͡ɕʰuk̚t͡ɕ͈ʌ̹nɡi/
capacitor
köken: Sino-Korean word from 蓄電器, from 蓄電 + 器.
전륜구동 방식으로 최대 승차인원은 5명이다. — Sabit kondansatör olarak üstteki beş örnek sayılabilir.
Lehçekondensator, skraplacz (eril) /kɔn.dɛnˈsa.tɔr/
capacitor · condenser (device designed to condense a gas into a liquid)
çekim: çoğul kondensatory · tamlayan kondensatora
eş: kondensator elektryczny
köken: Internationalism; compare English condenser, French condensateur, German Kondensator, ultimately from Latin condēnsō.
aile: kondensatorowy
Pewną opcją pozostaje użycie przez partnera prezerwatywy. — Kondansatör üretiminde de bu mikalardan yararlanılır.
Hintçeकंडेनसर, कैपेसिटर, संधारित्र
Fincekokoojalinssi, kondensaattori, lauhdutin, tiivistin /ˈkokoːjɑˌlinsːi/
collector (lens designed to gather light)
çekim: çoğul kokoojalinssit · tamlayan kokoojalinssin
köken: kokooja + linssi
Yksittäisen tukiaseman alueella voi olla maksimissaan viisi muuta tukiasemaa. — Sabit kondansatör olarak üstteki beş örnek sayılabilir.
Çekçekondenzátor (eril) /ˈkondɛnzaːtor/
capacitor · condenser
çekim: çoğul kondenzátory · tamlayan kondenzátoru
Toto se dělá proto, aby se moučník mohl stále krájet. — Bu da kondansatörden sürekli akım geçmesini sağlar.
İbraniceקַבָּל
תהליך הזיקוק מתחיל בריכוז עפרות נחושת. — Ölçüm kondansatör şarj ile başlar.
Dancakapacitor
capacitor
çekim: çoğul kapacitorer · tamlayan kapacitors
Endonezcekapasitor, kondensor /kapaˈsitor/
capacitor, an electronic component capable of storing electrical energy in an electric field; especially one consisting of two conductors separated by a dielectric
çekim: çoğul kapasitor-kapasitor
köken: Borrowed from English capacitor.
Pesan moralnya, jangan pernah meremehkan mereka yang memiliki keterbatasan. — Kondansatörleri sürekli anma gerilimini aşan gerilimlere maruz bırakmayın.
Vietnamcatụ điện
Vì loại dép này nặng nên người đi dép cong không thể đi đứng nhanh nhẹn được. — Gümüş kaplama çok ince olduğundan, bu şekilde üretilen kondansatör büyük akımlara dayanamamaktadır.
Bulgarcaгазоохлади́тел, кондензатор, хла́дник
capacitor · condenser
Тези по страничните фасади имат направление в една и съща посока. — Radyal bir kondansatörde uçlar aynı kenardan aynı yöne doğru çıkarlar.
Slovencekondenzator
Litvancakondensatorius
Šiomis sąlygomis laidininko medžiaga pernešama nuo neigiamo poliaus prie teigiamo. — Dolayısıyla, kondansatör empedansının faz açısı negatif yönde çıkar.
Letoncakondensators
Estoncakondensaator /kond̥enˈsɑːtor/
capacitor
çekim: çoğul kondensaatorid · tamlayan kondensaatori
köken: From German Kondensator or Russian конденса́тор (kondensátor).
Selline muundamine mõjutab paratamatult taasesituse sageduskarakteristikut. — Bu frekans bağımlılık kondansatör çalışmasını etkiler.
Taycaคาปาซิเตอร์
Baskçakondentsadore /kondent͡s̺adoɾe/
condensator · capacitor
çekim: çoğul kondentsadoreak · tamlayan kondentsadoreren
köken: Borrowed from Spanish condensador.
İrlandacatoilleoir (eril)
capacitor
çekim: çoğul toilleoirí · tamlayan toilleora
köken: From toill (“fit, find room (in, on); be contained (in)”) + -óir (agent suffix).

Etimoloji

From French condensateur.

Örnek Cümleler

Pockels hücre bir kondansatör gibi davranır.
Pockels cells behave like a capacitor.
Pockels hücre bir kondansatör gibi davranır.
Pockels cells behave like a capacitor.
Gerilim uygulaması etkili kondansatörü şarj eder.
The application of voltage charges the effective capacitor.
Biri bir kondansatörün kapasitesini nasıl hesaplar?
How does one calculate the capacitance of a capacitor?
Ucuz bileşenleri açın kondansatör kağıtları kullanın.
Inexpensive components use open capacitor papers.
Yüklü iki levhadan oluşan bu düzeneğe Kondansatör denir
But anyway, I'm already well over the time limit.
Bu üç çıkıntı bir diferansiyel kondansatör oluşturmakta.
The three fingers make up a differential capacitor.
Kondansatörler çalışabiliyor, ama yetenekleri azaltılmış.
The capacitors are operable, but with reduced capabilities.
Bu ısı daha sonra bir kondansatöre aktarılır ve hava veya suya dağıtılır.
This heat is then transferred to a condenser and dissipated into air or water.
1745 — Pieter van Musschenbroek icat Leyden kavanoz, bir tür kondansatör.
1745 — Pieter van Musschenbroek invents the Leyden jar, a type of capacitor.
Yandaki resimde düzgün olarak seri bağlanmış 3 adet kondansatör bulunmaktadır.
This cluster in turn contains three well-known related sub-clusters.
Bu sıcaklık kondansatör bir vücudun merkezi çekirdek ısısı olarak ölçülebilir.
This temperature is measurable as core temperature in the center of a capacitor body.
kondansatör ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod