Tanım
•Bir şeyden iyice tat almak
•Umduğunu ve istediğini elde etmek, dilediği biçimde zevk almak
Örnek Cümleler
Cokoviç, bu zaferin keyfini çıkarmak istediğini söyledi.
Djokovic said he wants to savor this win.
Yeni başlayanlar için rüzgar sörfünün keyfini çıkarmak zordur.
It is difficult for beginners to enjoy windsurfing.
Evet, şey, buraya sadece bir nevi iki saatlik bir sıranın keyfini çıkarmak için geldim.
Yeah. Well, I just sort of come here to enjoy the two-hour line.
İnsanlar arkadaşlarının kendileriyle paylaştığı haberlerin keyfini çıkarmakla meşgul olacak.
They're going to be too busy enjoying the stories that their friends have shared with them.
keyfini çıkarmak ile daha fazla örnek cümle →