kelepçeler

noun
C2 seviye
TR → EN

Tanım

•nominative plural of kelepçe

Örnek Cümleler

"'Kelepçelerle gelse?
"And come in shackles?
Sami, Leyla'nın kelepçelerini çıkardı.
Sami took off Layla's handcuffs.
Polis memuru Tom'un kelepçelerini çıkardı.
The police officer removed Tom's handcuffs.
Sami, kelepçelerle mahkeme salonundan çıkarıldı.
Sami was led out of the courtroom in handcuffs.
Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz.
We have enchained their necks up to their chins.
Kelepçeler genellikle mahkumlar ve kölelerde kullanılırdı.
Shackles are typically used on prisoners and slaves.
Biz kâfirlere zincirler, kelepçeler, alevli ateşler hazırladık.
We have prepared for unbelievers chains and collars and a blazing fire.
Chuck kelepçeler en verimli bir şekilde, bu orta pozisyonu seyahat
The chuck clamps most efficiently at this middle travel position
Biraz heyecan arıyordum bu yüzden kelepçeleri getirmeye karar verdim.
I was looking for some excitement so I decided to bring the handcuffs.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.
A prisoner on a chain gang in Alabama was punished by being handcuffed to a post in the midday sun.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.
So, I had to add handcuffs, while holding my breath, to escape from.
O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.
Thus, they cannot bend their heads (to find their way).
kelepçeler ile daha fazla örnek cümle →