kazandırmak
verb
C2 seviye
TR → EN
Tanım
•kazanmasını sağlamak
Etimoloji
From Ottoman Turkish قزاندرمق (kazandırmak).
Kelime Ailesi
kazandırabilmek
kazandırılmak
kazandırıvermek
kazandırtmak
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
kazandırmamak
Örnek Cümleler
Tom'u kazandırmak zorunda kaldım.
I had to let Tom win.
Onlara işlerlik kazandırmak gerekiyor.
There's a need to revitalize them.
Bu sayede toprağa canlılık kazandırmaktadır.
This leads to Land Constraint.
Eğim kazandırmak için, iki yöntemden biri bu.
So to get it to tilt, there's one of two ways of doing it.
Aynı zamanda da şehre bir boyut kazandırmaktı.
It was also about giving the city a sense of dimension.
Alüminyuma iyi korozyon direnci kazandırmaktadır.
It has good corrosion resistance.
Kimseye bir işitme kaybı kazandırmak istemiyorum.
I don't wanna give everyone hearing loss.
Size bakış açısı kazandırmak için şekli çizeyim. -
Let me see if I can give some perspective.
En önemlisi durumuna istikrar kazandırmak gerekiyor.
Most importantly his condition needs to stabilize.
Sırbistan-Karadağ Romanları topluma kazandırmak istiyor
Serbia-Montenegro seeks to integrate Roma
Rubens'in hareket kazandırmak için kullandığı bir yöntem.
There's a kind of energy a kind of facility that Rubens has.
Yapmak istediğim, size sezgisel bir yaklaşım kazandırmak.
And what I just want to do is give you a very intuitive feel for that.
İlgili Sorular
Madeni para üzerine manyetik özellik kazandırmak nasıl olur?
Topluluğa ait olma hissi kazandırmak için hangi yöntemler uygulanabilir?
Kayıp İsrail kabileleri geri dönerse, onlara Yahudi kimliği kazandırmak gerekir mi?
Amerika'da yolsuzluğu durdurmak ve yönetimi halka geri kazandırmak için ne yapılmalı?
Neden gençler, kendilerine bir kimlik kazandırmak amacıyla tanınmış marka adlarını tercih ediyor?