Soğukkanlılıkla vuruldu.
He was shot in cold blood.
Suç soğukkanlılıkla işlendi.
The crime was committed in cold blood.
Sami soğukkanlılıkla vurulmuş.
Sami was shot in cold blood.
- Soğukkanlılıkla vurulmaları için.
- To be shot down in cold blood.
Sıcak kanlılık ve etkinlik düzeyleri
Warm-bloodedness and activity levels
Sami soğukkanlılıkla Leyla'yı öldürdü.
Sami killed Layla in cold blood.
Fadıl, Dania'yı soğukkanlılıkla öldürdü.
Fadil killed Dania in cold blood.
Fadıl, Leyla'yı soğukkanlılıkla öldürdü.
Fadil killed Layla in cold blood.
Elizabeth Alister'i soğukkanlılıkla öldürdü.
Elizabeth killed Alister in cold blood.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.
Tom said fleetingly.
Aaron Mary tarafından soğukanlılıkla öldürüldü.
Aaron was coldly killed by Mary.
O sadece para almak için kızı soğukkanlılıkla öldürdü.
He killed the girl in cold blood just to get the money.
kanlılık ile daha fazla örnek cümle →