Tom bir kamu görevlisiydi.
Tom was a public servant.
Tom bir kamu görevlisidir.
Tom is a public official.
Kamu görevlisi ve sendikacı olarak çalışmıştır.
He thus acts as constable and sheriff.
Ancak kenisi kamu görevlisi olan babası bu planı iptal etti.
However, his father, a civil servant himself, cancelled the plan.
Başkan, her kamu görevlisinin karşılaşmak zorunda olduğu sorumluluklara da değindi.
He also noted the responsibilities every public figure has to face.
Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişilerde kamu görevlisi gibi cezalandırılır.
Those found responsible will be held accountable for their crimes as individuals.
Daha sonra 2001 yılında Kraliçe Temsilcisi olarak atanmadan önce bir kamu görevlisi olarak çalıştı.
He then worked as a public servant, before being appointed as Queen's Representative in 2001.
kamu görevlisi ile daha fazla örnek cümle →