Maymun kafesinden kaçtı.
The monkey escaped from its cage.
Papağan kafesinden kaçtı.
The parrot escaped from its cage.
Hamsterim kafesinden kaçtı.
My hamster escaped from its cage.
Kuş kafesindeki A. f. bodini
A. f. bodini in an aviary
Kuş kafesinde bir papağan var.
There's a parrot in the birdcage.
Akciğerler göğüs kafesinde bulunur.
The lungs are situated in the thoracic cage.
Sen Kobayashi'nin kafesindeki Dai'sin.
Oh! You're Dai from Kobayashi's cafe.
Tom hamsterın kafesinden çıkmasına izin verdi.
Tom let the hamster out of its cage.
Tom kuşu kafesinden dışarı çıkmasına izin verdi.
Tom let the bird out of its cage.
Aslan kafesinden dışarı çıkmak için mücadele etti.
The lion struggled to get out of his cage.
Çocukların olduğunda kalbinin göğüs kafesinde durmadığı söylemiyorlar.
Thank you.
Flat white 1980'lerde bir Sidney kafesinde ortaya çıktığı iddia ediliyor.
The flat white is purported to have originated in a Sydney café in the 1980s.
kafesinde ile daha fazla örnek cümle →