kıymayın
/ˈkɯj.ma.jɯn/
verb
TR → EN
Tanım
•second-person plural negative imperative of kıymak
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Birbirinizin canına kıymayın.
And kill not one another.
Kendi canlarınıza kıymayın/intihar etmeyin.
And kill not one another.
Haksız yere Allah'ın haram kıldığı cana kıymayın.
These things has God enjoined on you.
Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın.
And do not kill anyone which Allah has forbidden, except for a just cause.
Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın.
Do not abandon your children out of fear of poverty.
Haklı bir sebep olmadıkça Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın.
And do not kill anyone which Allah has forbidden, except for a just cause.
Allah'ın saygıya layık kıldığı cana haklı bir sebep yokken kıymayın.
And do not take a life, which God has forbidden, except in a just cause.
Haklı bir gerekçe olmaksızın Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın!
And do not take a life, which God has forbidden, except in a just cause.
Ruben bunu duyunca Yusufu kurtarmaya çalıştı: ‹‹Canına kıymayın›› dedi,
Reuben heard it, and delivered him out of their hand, and said, "Let's not take his life."
Allah'ın saygın ve aziz kıldığı cana, bir hakkı savunmak dışında kıymayın.
And do not kill the soul which Allah has forbidden [to be killed] except by [legal] right.
Birbirinizin canına kıymayın. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.
God is merciful to you.
Kendi canlarınıza kıymayın/intihar etmeyin. Hiç kuşkusuz, Allah, size karşı çok merhametlidir.
God is merciful to you.