kıyıda
C2 seviye
TR → EN
"kıyıda" kelimesinin İngilizcesi: ashore. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelashore
Görsel




Tanım
•kıyı sözcüğünün bulunma tekil çekimi
Diğer Dillerde
İspanyolcaen tierra /en ˈtjera/
grounded (unable to travel)
Pasad a Tarsis; lamentad, oh habitantes de la costa — Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.
İtalyancaa riva, verso riva
Lentamente muoiono gli occupanti del campo. — Kıyıdaki devletler yavaşça yok olacak.
Portekizceem terra
Neste lado, o mar é um pouco mais calmo. — Bu yüzden deniz, kıyıda oldukça sakindir.
Yunancaπαραλιακά
κοντά στη θάλασσα, παράλληλα προς την ακτή
Κάτι στην παραλία τράβηξε την προσοχή του. — Kıyıda bir şey dikkatini çekiyor
landing, coming on shore · a typhoon hitting land, making landfall
çekim: geçmiş 上陸した
私の大好きな水着の1つです — Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.
台風はこれから夕方にかけて東海から関東に接近し、上陸する見込みです。
Korece물가로, 해안으로
너희는 다시스로 건너갈지어다 해변 거민아 너희는 슬피 부르짖을지어다 — Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.
inessive plural of maa · in port (as opposed to at sea)
Menkää Tarsiiseen; valittakaa, te rantamaan asukkaat. — Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.
Mennään heti hotelliin kun olemme maissa.
Rumencela țărm, pe mal
Ceva pe ţărm îi atrage atenţia. — Kıyıda bir şey dikkatini çekiyor
Dancai land
Svarer til kommandørkaptajn i Søværnet. — Kıyıdaki Deniz Gözcüsü'nün kumandanı.
Bulgarcaкъм брега, на сушата
- Зависи какво има от другата страна. — -Karşı kıyıda ne olduğuna bağlı.
İrlandacai dtír, istír /əˈdʲiːɾʲ/
ashore (toward shore)
Marathiceकिनाऱ्याकडे, किनाऱ्यावर
Örnek Cümleler
Onun kulübesi kıyıda.
His cottage is on the coast.
Kıyıdaki evler çok pahalı.
The homes on the coast are very expensive.
Kıyıda bir fok balığı vardı.
There was a seal on the shore.
Kıyıda bir şey dikkatini çekiyor
Something on the shoreline catches its attention
Kasaba, kıyıdan iki mil uzaktadır.
The town is two miles away from the coast.
Kıyıdan uzakta bazı botlar görüyorum.
I can see some boats far away from the shore.
Kıyıdaki Deniz Gözcüsü'nün kumandanı.
Commandants of the Coast Guard.
Bir adam karşı kıyıda balık avlıyordu.
A man was fishing on the opposite bank.
Palestine Oteli hariç hepsi kıyıdadır.
All, except the Palestine Hotel, are located along the coast.
Ertesi gün geminin enkazı kıyıda hulundu.
The next day the wreck of the ship was discovered on the shore.
Ada kıyıdan yaklaşık iki mil uzaklıktadır.
The island is about two miles off the coast.
Biz kıyıdan yaklaşık 3 kilometre uzaktayız.
We're about three kilometers off shore.
İlgili Sorular
Kıyıda, 200 ft. yüksek bir kayalığın tabanında 30 ft. kadar uzanan bir ana kaya ve onun üzerinde ince taneli kum var. En üstteki 4 ft. toprak. Resimde zaman eksikliği var; sizce bu nasıl bir süreçle ortaya çıktı?
Okyanus suyunun tuzlu, kıyıdaki suyun ise tuzsuz olmasını sağlayan doğal süreçler nasıl işler?
Uzak bir kıyıdaki kişiyle internet üzerinden bir ilişki sürdürmek sana nasıl geliyor?