kırıklar
/cɯɾɯcˈlaɾ/
noun
C2 seviye
TR → EN
Görsel




Tanım
•Aydın ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
•Çanakkale ili Yenice ilçesine bağlı bir köy.
•İzmir ili Buca ilçesine bağlı bir köy.
•Karabük ili Safranbolu ilçesine bağlı bir köy.
•kırık sözcüğünün çoğul çekimi
Örnek Cümleler
Bazı kötü kırıklarım vardı.
I had some bad breaks.
Kolunda ve elinde kırıklar oldu.
He broke some bones in his arm and hand.
Olekranon kırıkları sık görülür.
Olecranon fractures are common.
Tom cam kırıklarının üzerine bastı.
Tom stepped on some broken glass.
Fadıl kafatası kırıkları nedeniyle öldü.
Fadil died of skull fractures.
Kaya kırıkları ve sarkıt parçaları bulunmuştur.
Rock fractures and stalactite fragments were recorded.
Bir polis memuru elini cam kırıklarıyla kesti.[4]
A police officer cut his hand on shattered glass.[23]
RAB gönlü kırıklara yakındır, Ruhu ezginleri kurtarır.
Yahweh is near to those who have a broken heart, and saves those who have a crushed spirit.
X ışınları kemiklerdeki kırıkları bulmak için kullanılır.
X rays are used to locate breaks in bones.
Ancak, olekranon kırıkları yetişkinlerde daha sık görülür.
However, olecranon fractures are a common injury in adults.
Kırıklardan sonraki günlerde, periost çoğaltır ve dönüştürür.
Seven to nine days after fracture, the cells of the periosteum replicate and transform.
Bazı öğrencilerde kırıklar oluşmasına rağmen hayatları kurtuldu.
Although some suffered fractures, they were safe.