işeme
/i.ʃeˈme/
noun
TR → EN
"işeme" kelimesinin İngilizcesi: urination, urination. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelurination
Genelurination
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)işemeyi
Yönelme (-e)işemeye
Bulunma (-de)işemede
Çıkma (-den)işemeden
Tamlayan (-in)işemenin
Çoğul (-ler)işemeler
Tanım
•işemek işi
Diğer Dillerde
AlmancaHarnlassen, Miktion, Urinieren
Entleerung der Harnblase
eş: Urinieren, Wasserlassen
Nenn die Nacht nicht Nacht. — Gece işeme ihtiyacı duyma.
Fransızcamiction (dişil) /mik.sjɔ̃/
urination
çekim: çoğul mictions
eş: pissement, urèse, urination
köken: Learned borrowing from Late Latin mictiōnem, from the verb mingō.
Ne pas uriner sur la clôture électrique. — Elektrikli çitin üzerine işemeyiniz.
İspanyolcamicción, orinadera (dişil) /miɡˈθjon/
urination
çekim: çoğul micciones
Tengo que mear. — İşemem lazım.
İtalyancaminzione (dişil)
urination, micturition
çekim: çoğul minzioni
eş: diuresi
köken: From Late Latin mīnctiōnem.
Per chi fa volare un aquilone, questo è l'equivalente del fare pipì nella neve. — Bu da bir uçurtma için kara işemekle eşdeğer.
Rusçaмочеиспуска́ние
Трябва да се изпикая. — İşemem lazım.
Portekizcemijo, urinação (eril) /ˈmi.ʒu/
piss (urine)
çekim: çoğul mijos
köken: Deverbal from mijar.
Isto é o equivalente a um operador de papagaio a fazer xixi na neve que é escrever o vosso nome no céu. — Bu da bir uçurtma için kara işemekle eşdeğer. İsminizi gökyüzüne yazmak.
urination, micturition
çekim: geçmiş 排尿した
深夜業をさせてはならない。 — Gece işeme ihtiyacı duyma.
İsveççevattenkastning
urination
çekim: çoğul vattenkastningar · tamlayan vattenkastnings
köken: Compound of vatten + kastning.
Jag måste pissa. — İşemem lazım.
Lehçeoddawanie moczu
Nie karmić na noc. — Gece işeme ihtiyacı duyma.
Fincevirtsaaminen /ˈʋirtsɑːminen/
verbal noun of virtsata · urination
çekim: çoğul virtsaamiset · tamlayan virtsaamisen
eş: kuseminen, pissaaminen, vedenheitto
köken: virtsata (“to urinate”) + -minen
aile: virtsaamispakko, virtsaamisvaikeus
Çekçemočení (nötr) /ˈmot͡ʃɛɲiː/
verbal noun of močit · urination
çekim: çoğul močením
köken: From močit + -ení.
Noční práce je práce konaná v noci. — Gece işeme ihtiyacı duyma.
urination
çekim: çoğul micțiuni · tamlayan micțiuni
köken: Borrowed from French miction.
Și asta-i echivalent unui navigator de zmei ușurându-se în zăpadă. — Bu da bir uçurtma için kara işemekle eşdeğer.
Macarcavizelés, vizeletürítés
Húgyolnom kell. — İşemem lazım.
İbraniceהשתנה
to change, become different
çekim: geçmiş הִשְׁתַּנֵּיתָ
köken: Compare Arabic شَتَّانَ (šattāna).
.אני חייב להשתין — İşemem lazım.
Dancaurinering
Jeg skal pisse. — İşemem lazım.
Bulgarcaуриниране
Трябва да се изпикая. — İşemem lazım.
Esperantourinado
Etimoloji
By surface analysis, işe- (“to pee, to urinate”) + -me.
Deyimler
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
İşemem lazım.
I gotta pee.
İşemem gerekiyor
I have to go pee-pee.
Gece işeme ihtiyacı duyma.
Don't expect Nocturne Pt.
Elektrikli çit üzerine işeme.
Don't pee on an electric fence.
Ben gerçekten işemek zorundayım.
I really gotta piss.
Tuvalete gidebilir miyim? İşemem gerekiyor.
Can I go to the bathroom? I gotta piss.
İşemem lazım Bu sefer damsız gideyim lütfen.
Sing! I need to piss. No contests this time please.
Köpekler yangın musluklarına işemeyi severler.
Dogs like to piss on fire hydrants.
Ama aniden Küçük Venüslü'nün gidip işemeye ihtiyacı var.
But suddenly, Little Venusian really needs to go and pee.
Zamanlı işemede, hasta işeme ve sızıntı çizelgesini doldurur.
In time voiding, the patient fills in a chart of voiding and leaking.
Tanrı bilir kaç tane kedisi halılarına işemek zorunda olan sahanlığı mide bulandırıcı kokular salan.
Her cats, God knows how many, who must piss on her rugs -- her landing's a sickening reek.