hidrokarbon
TR → EN
"hidrokarbon" kelimesinin İngilizcesi: hydrocarbon. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelhydrocarbon
Tanım
•isim, kimya: Karbon ve hidrojen birleşiği; hidrokarbür
Diğer Dillerde
Almancakohlenwasserstoff (eril) /ˌkoːlənˈvasɐˌʃtɔf/
hydrocarbon
çekim: çoğul Kohlenwasserstoffe · tamlayan Kohlenwasserstoffes
köken: Kohlenstoff (“carbon”) + Wasserstoff (“hydrogen”)
aile: kohlenwasserstoffartig, kohlenwasserstoffhaltig
Benzoesäure ist eine aromatische Carbonsäure. — Toluen bir aromatik hidrokarbondur.
Fransızcahydrocarbure (eril) /i.dʁɔ.kaʁ.byʁ/
hydrocarbon
çekim: çoğul hydrocarbures
eş: hydrocarbon
köken: From hydro- + carbure.
aile: hydrocarbure aromatique polycyclique
86 % de l'énergie que nous consommons sont des hydrocarbures. — Kullandığımız enerjinin yüzde 86'sı hidrokarbonlar.
İspanyolcahidrocarburo (eril)
hydrocarbon
çekim: çoğul hidrocarburos
köken: From hidro- + carburo.
En general, tiene una cola de hidrocarbono. — Hidrokarbon kuyruğuna benziyor.
İtalyancaidrocarburo (eril) /i.dro.karˈbu.ro/
hydrocarbon
çekim: çoğul idrocarburi
köken: From idro- + carburo.
aile: idrocarburico
L"86% dell'energia che consumiamo sono idrocarburi. — Kullandığımız enerjinin yüzde 86'sı hidrokarbonlar.
Rusçaхим. углеводород
Токсичность различных углеводородов сильно отличается. — Hidrokarbonlar çok çeşitlidir.
Farsçaهیدروکربن
Kazakçaкөмірсутек
hydrocarbon
çekim: çoğul көмірсутектер · tamlayan көмірсутектің
köken: көмір (kömır, “carbon”) + сутек (sutek, “hydrogen”).
Felemenkçekoolwaterstof (dişil)
hydrocarbon
çekim: çoğul koolwaterstoffen
eş: koolwaterstofverbinding
köken: From kool(stof) (“carbon”) + waterstof (“hydrogen”).
Terpentijnolie is een aromatische koolwaterstof. — Toluen bir aromatik hidrokarbondur.
Portekizcehidrocarboneto (eril) /ˌi.dɾo.kaʁ.boˈne.tu/
hydrocarbon (compound of carbon and hydrogen)
çekim: çoğul hidrocarbonetos
köken: From hidro- + carboneto.
86% da energia que consumimos vem de hidrocarbonetos. — Kullandığımız enerjinin yüzde 86'sı hidrokarbonlar.
Yunancaυδρογονάνθρακας (eril) /i.ðɾo.ɣoˈnan.θɾa.kas/
hydrocarbon
çekim: çoğul υδρογονάνθρακες · tamlayan υδρογονάνθρακα
köken: Learnedly from υδρογόν(ο) (ydrogón(o), “hydrogen”) + άνθρακας (ánthrakas, “carbon”), a calque of French hydrocarbure.
Το κύριο ερευνητικό πεδίο του ήταν η χημεία των κυκλικών υδρογονανθράκων. — Ana araştırma alanı devirli hidrokarbonların kimyasıydı.
Japonca炭化水素 /tã̠ŋka̠ sɨiso̞/
hydrocarbon
köken: 炭化 (tanka, “carbonisation”) + 水素 (suiso, “hydrogen”), compare with Dutch koolwaterstof
aile: アセチレン系炭化水素, エチレン系炭化水素, オレフィン系炭化水素, メタン系炭化水素
炭素同位体は質量が異なる。 — Hidrokarbonlar çok çeşitlidir.
Korece탄화수소 /ˈtʰa̠(ː)nβwa̠sʰusʰo̞/
hydrocarbon
köken: Sino-Korean word from 炭化水素 (“hydrocarbon”)
대부분 이렇게 탄화수소 꼬리를 갖고 있어요. — Hidrokarbon kuyruğuna benziyor.
İsveççekolväte
hydrocarbon
çekim: çoğul kolväten · tamlayan kolvätes
köken: From kol (carbon) + väte (hydrogen).
Cykloalkaner är inte samma sak som aromatiska kolväten. — Kömür bir hidrokarbon değildir.
Lehçewęglowodór (eril) /vɛŋ.ɡlɔˈvɔ.dur/
hydrocarbon
çekim: çoğul węglowodory · tamlayan węglowodoru
köken: Etymology tree Proto-Slavic *ǫ̀gľь Old Polish węgiel Polish węgiel Proto-Slavic *-o- Old Polish -o- Polish -o- Proto-Indo-European *wed- Proto-Indo-European *-r̥ Proto-Indo-European *wódr̥ Proto-Balto-Slavic *wandō Proto-Slavic *voda Old Polish woda Polish woda ▲ Polish -o- Proto-Indo-European *wredʰ-der.? Proto-Balto-Slavic *radás Proto-Slavic *rodъ Old Polish ród Polish ród ▲ French…
aile: węglowodorowy
Nie wchodząc w szczegóły, składa się z węglowodorowego ogona. — Hidrokarbon kuyruğuna benziyor.
Ukraynacaвуглево́день
Гексан — це вуглеводень. — Heksan bir hidrokarbondur.
Hintçeउदप्रांगार
Fincehiilivety /ˈhiːliˌʋety/
hydrocarbon
çekim: çoğul hiilivedyt · tamlayan hiilivedyn
köken: hiili + vety
aile: fluorihiilivety, kloorifluorihiilivety, perfluorihiilivety
Sokerit ovat hiilihydraatteja. — Kömür bir hidrokarbon değildir.
Çekçeuhlovodík (eril) /ˈuɦlovoɟiːk/
hydrocarbon (compound of carbon and hydrogen)
çekim: çoğul uhlovodíky · tamlayan uhlovodíku
köken: From uhlík + -o- + vodík.
Zpravidla má uhlovodíkovou kotvu, který vidíte tady. — Hidrokarbon kuyruğuna benziyor. Burada görebilirsiniz. .
Rumencehidrocarbură, hidrocarburi (dişil)
hydrocarbon
çekim: çoğul hidrocarburi · tamlayan hidrocarburi
köken: Borrowed from French hydrocarbure.
86 procente din energia consumată de noi sunt hidrocarburi. — Kullandığımız enerjinin yüzde 86'sı hidrokarbonlar.
Macarcaszénhidrogén /ˈseːnɦidroɡeːn/
hydrocarbon
çekim: çoğul szénhidrogének
köken: szén (“carbon”) + hidrogén (“hydrogen”)
aile: szénhidrogénes
Szükségtelen a szennyező szénhidrogéneket használnunk. — Artık kirlilik yaratan hidrokarbonlar kullanmaya gerek yok.
Dancakarbonhydrid, kulbrinte
hydrocarbon
çekim: çoğul kulbrinter · tamlayan kulbrintes
"Carbon neutral hydrocarbons". — Kömür bir hidrokarbon değildir.
Norveççehydrokarbon
Denne hydrofobe, stabile og aromatiske hydrokarbonsubstansen finnes i mange organiske forbindelser. — Bu aromatik hidrokarbon birçok organik bileşikte bulunabilir.
Endonezcehidrokarbon /hi.dro.ˈkar.bɔn/
hydrocarbon
çekim: çoğul hidrokarbon-hidrokarbon
köken: Internationalism.
aile: hidrokarbon alifatik, hidrokarbon aromatik, hidrokarbon jenuh, hidrokarbon siklik, hidrokarbon takjenuh
Secara umum, ia memiliki ekor hidrokarbon. — Hidrokarbon kuyruğuna benziyor.
Vietnamcahiđrocacbon, hợp chất than nhẹ /hi˧˧ ʔɗɹo˧˧ kaːk̚˧˦ ʔɓɔn˧˧/
hydrocarbon
köken: hiđro + cacbon.
Chúng không có khả năng tạo ra hydrocarbon. — Kömür bir hidrokarbon değildir.
Bulgarcaвъглеводород
Като цяло, тя има опашка от водород и въглерод. — Hidrokarbon kuyruğuna benziyor.
Slovakçauhľovodík
Teda väzby, ktoré držia uhľovodíky pokope. — Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.
Slovenceogljikovodik
Nobene potrebe po onesnaževanju z ogljikovodiki ne bo več. — Artık kirlilik yaratan hidrokarbonlar kullanmaya gerek yok.
Litvancaangliavandenilis (eril) /ɐŋɡlʲɛʋɐnʲdʲɛˈnʲɪlʲɪs/
hydrocarbon (compound of carbon and hydrogen)
çekim: çoğul angliavandeni̇̀liai · tamlayan angliavandeni̇̀lio
köken: From angli̇̀s (“carbon”) + vandeni̇̀lis (“hydrogen”).
aile: acetilèninis angliavandeni̇̀lis, aromãtinis angliavandeni̇̀lis
Benzenas yra aromatinis angliavandenilis. — Toluen bir aromatik hidrokarbondur.
Etimoloji
Fransızca hydrocarbure (hidro- + karbon)
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Heksan bir hidrokarbondur.
Hexane is a hydrocarbon.
Kömür bir hidrokarbon değildir.
Hydrogen is a carbon neutral fuel.
Hidrokarbon kuyruğuna benziyor.
In general, it has a hydrocarbon tail.
Tüm mineraller ve hidrokarbonlar.
All minerals and hydrocarbons.
Toluen bir aromatik hidrokarbondur.
Benzene is an aromatic hydrocarbon.
Aromatik hidrokarbonların bir alt kümesidir.
They are a subset of the aromatic hydrocarbons.
Noyabrsk ekonomisi hidrokarbon üretimine dayalıdır.
The economy of Noyabrsk is based on hydrocarbons production.
Kullandığımız enerjinin yüzde 86'sı hidrokarbonlar.
86 percent of the energy we consume are hydrocarbons.
Kalan hidrokarbonlar C12 kütlesinde veya buna yakındır.
The remaining hydrocarbons are at or near C12 mass.
Ana araştırma alanı devirli hidrokarbonların kimyasıydı.
His main research area was the chemistry of cyclic hydrocarbons.
Artık kirlilik yaratan hidrokarbonlar kullanmaya gerek yok.
There is no need for the use of polluting hydrocarbons any longer.
Bu aromatik hidrokarbon birçok organik bileşikte bulunabilir.
Such hydrocarbon groups occur in many organic compounds.