Ana içeriğe geç
Sözlük
/
gezegene

gezegene

noun
C1 seviye
TR → EN

Görsel

karanlık uzayda ışıldayan gezegene bakan gizemli kadın savaşçıBüyük Çarpışma: Uzaydaki Gezegene Çarpan Cisim ve Parlak PatlamaBilinmeyen Bir Gezegenin Kızıl Topraklarından Uzaydaki Dev Mavi Gezegene BakışEpik Uzay Manzarası: Kayalık Gezegen Yüzeyinden Devasa Bir Gezegene Bakış

Tanım

•gezegen (ad) sözcüğünün yönelme tekil çekimi

Etimoloji

gezegen + -ne

Örnek Cümleler

Gezegene bak.
Look at the planet
Bu gezegene 'Dünya' derler.
They call this planet 'Earth'.
Gezegene Uranüs adı verildi.
Named for the planet Uranus.
Bu gezegene 'Dünya' diyorlar.
They call this planet 'Earth'.
O gezegene Satürn adı verilir.
That planet is called Saturn.
Oradan kaçıp gezegene dönerler.
They both fly back to their planet.
Tom başka bir gezegene ışınlandı.
Tom was teleported to another planet.
Sonunda Padme'nin gemisi gezegene iner.
The crew reached Padstow in the ship's boat.
Hiç o gezegene gidemedim ama olay bu işte.
I've never made it into a planet, but that's it.
Vaov! Sanki başka bir gezegene inmişiz gibi.
Wow! It's almost like we've landed on another planet.
Lukas ve Rima başka bir gezegene götürüldüler.
Lukas and Rima were taken to another planet.
Dünya dışı bir gezegene ait olan bir varlıktır.
He comes from an invisible planet.
gezegene ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod