gelinlik

/ɟɛ.lin.ˈlic/
noun
C2 seviye
TR → EN
"gelinlik" kelimesinin İngilizcesi: wedding dress. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelwedding dress
Görsel
Dantelli gelinlik detayları - zarif inci süslemelerGöl Kenarında Gümüş Taçlı Gelin ve Zamansız Gelinlik DetaylarıDantel Gelinlik ve Beyaz Stiletto ile Romantik Düğün Detayıİşlemeli gümüş dantel gelinlik ve klasik bahçede zarif portre
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)gelinliği
Yönelme (-e)gelinliğe
Bulunma (-de)gelinlikte
Çıkma (-den)gelinlikten
Tamlayan (-in)gelinliğin
Çoğul (-ler)gelinlikler
Tanım
•isim: Gelin olma durumu
•Gelinin giysisi
•sıfat: Gelin giysisi yapmaya uygun (kumaş)
•sıfat: Gelin olma çağına gelmiş (kız)
•sıfat: Gelin için hazırlanmış
Diğer Dillerde
Almancabrautkleid (nötr) /ˈbʁaʊ̯tklaɪ̯t/
A bridal gown, wedding dress as worn by a bride during a wedding ceremony
çekim: çoğul Brautkleider · tamlayan Brautkleides
eş: Hochzeitskleid
köken: From Braut (“bride”) + Kleid (“garment, gown”).
Und dieses Kleid ist aus Aluminium hergestellt. — Bu gelinlik de alüminyumdan.
Fransızcarobe de mariée (dişil) /ʁɔb də ma.ʁje/
wedding dress (the clothing worn by a bride during a wedding ceremony)
çekim: çoğul robes de mariée
eş: robe nuptiale
Et cette robe est faite d'aluminium. — Bu gelinlik de alüminyumdan.
Rusçaсвадебный наряд; свадебное платье
свадебный наряд; свадебное платье
А это - из алюминия. — Bu gelinlik de alüminyumdan.
Felemenkçebruidsjurk, bruidsjapon, trouwjapon
bruidsjurk, bruidsjapon, trouwjapon
En deze jurk is van aluminium. — Bu gelinlik de alüminyumdan.
Etimoloji
gelin + -lik
Örnek Cümleler
Şamahı'da gelinlik, 19. yy.
Bridal dress from Shamakh, 19th c.
Mary'nin gelinlik elbisesi güzeldi.
Mary's wedding dress was beautiful.
Gelin, beyaz bir gelinlik giyiyordu.
The bride was wearing a white wedding dress.
Sadece gelinlik yaklaşık 40 kilo gelir.
The bride's costume alone weighs approximately 40kg.
Klipte Madonna gelinlikle görünmektedir.
The head noun appears in bold.
Seni gelinlik içinde görmeye sabırsızlanıyorum.
I'm looking forward to seeing you in your wedding dress.
Ben seni bir gelinlik içinde görmek için sabırsızlanıyorum.
I'm looking forward to seeing you in a wedding dress.
Kendisini selamlamak için ayrıntılı Çin gelinliklerini giyer.
She dresses in her elaborate Chinese bridal gown to greet him.
Wallis düğünde Mainbocher marka "Wallis mavisi" bir gelinlik giydi.
Wallis wore a "Wallis blue" Mainbocher wedding dress.
Kış Sarayı'nda Aleksandra, gelinlik ve imparatorluk mantosu giyinmişti.
At the Winter Palace, Alexandra was dressed in her wedding dress and imperial mantle.
Gelinlik, gelin tarafından düğün ya da nikah esnasında giyilen bir kıyafettir.
A wedding dress is a clothing worn by a bride during a wedding ceremony.
Mesela bu gelinlik... "çatal-kaşıklardan yapılmış. Bu gelinlik de alüminyumdan.
This wedding dress here is actually made of sporks, and this dress is actually made of aluminum.
gelinlik ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
gelinlik çağıgelinlik kız