günısı
TR → EN
Görsel




Tanım
•Güneş enerjisinden yararlanarak sıcak su elde etmeye yarayan düzenek
Örnek Cümleler
Balıklar günışığını sevmez.
Fish don't like sunlight.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.
All of the lights are daylight bulbs.
Oyunlar günışında oynanıyor, hava kararmadan sona eriyordu.
The sun had set, it was starting to get dark.
Sarı rengi günışığı, yaşam ve Tanrı'yı sembolize etmek için kullandı.
He used yellow as a symbol for sunlight, life, and God.
Bilim ve Teknoloji: Yunanistan'da neolitik bulgular günışığına çıkarıldı
Science and Technology: Neolithic finds unearthed in Greece
Şehrin hayatta kalmasına rağmen, günışığı kalıcı olarak ortadan kaybolmuştur.
Although the city survives, the sunlight seems to be blotted out permanently.