Tanım
•duyularla algılanabilen her şey, fenomen, numen karşıtı, fel
•Duyularla algılanabilen her şey
Diğer Dillerde
phenomenon (unusual occurrence) · phenomenon (exceptional person) · paradox
çekim: çoğul фено́мены · tamlayan фено́мена
eş: уникум, явление, парадокс
köken: Borrowed from Ancient Greek φαινόμενον (phainómenon).
В OVA появляется эпизодически. — Bu durumda görüngü çokanlamlıdır.
Örnek Cümleler
Sorularım görüngüsel dünya ile ilgili.
My questions concern the phenomenal world.
Kütleyi ölçmek konusunda birçok farklı görüngü vardır.
There are different ways to measure media weight.
Bulunuşundan beri görüngüler ve mikroskopik teorilerle tanımlanmıştır.
It has since been described through phenomenological and microscopic theories.
Bu müthiş bir fenomen (görüngü) Çünkü burada ortaya çıkan şey bir yıldız.
Now that's an incredible phenomena, because it's a star that sits there.
Tarihi açıdan, nükleer kuvveti görüngüsel olarak tanımlama görevi zorlu değildi.
The decision to assign a security detail was obviously not up to us.
Belge şunları söyler: "Nazizm kökenlerini Hristiyanlıktan alan bir görüngü değildir.
This document states, "Nazism was not a Christian phenomenon.
görüngü ile daha fazla örnek cümle →