Es gibt keinen fruktosehaltigen Maissirup mehr, keine Transfette, kein vorbehandeltes Essen. — Ne yüksek früktozlu mısır pekmezimiz, ne trans yağlarımız, ne de işlenmiş gıdalarımız var.
Approvvigionarsi silicati organici tramite la dieta non è tuttavia difficile. — Fruktozun karaciğer tarafından alımı, insülin tarafından düzenlenmez.
Rusçaфрукто́за
У нас нет сиропов с повышенным содержанием сахара. нет ненасыщенных жиров, нет полуфабрикатов. — Ne yüksek früktozlu mısır pekmezimiz, ne trans yağlarımız, ne de işlenmiş gıdalarımız var.
We hebben geen maïssiroop met veel fructose, geen verzadigde vetten, geen bewerkt eten. — Ne yüksek früktozlu mısır pekmezimiz, ne trans yağlarımız, ne de işlenmiş gıdalarımız var.
Hänen omien sanojensa mukaan on kiinnostavaa, ettei teoksia voida lokeroida tarkasti. — Bu araştırmalara bakıldığında fruktozun ince bağırsakta tamamen emilmediği görülmektedir.
Velmi zajímavá jsou přírodně sladká vína se zbytkovým cukrem. — Fruktoz, diğer bütün doğal şekerlerden ve şeker alkollerinden daha yüksek bir çözünürlüğe sahiptir.
köken: Borrowed from German Fruktose, from French fructose. The -óz ending is referring to sugar.
aile: fruktózintolerancia
Nálunk nincs magas fruktóztartalmú kukoricaszirup, nincsenek transz-zsírok, sem félkész ételek. — Ne yüksek früktozlu mısır pekmezimiz, ne trans yağlarımız, ne de işlenmiş gıdalarımız var.
Fruktosa adalah polihidroksiketon dengan 6 atom karbon. — Fruktoz bir altı karbonlu polihidroksiketondur.
Bulgarcaплодова захар, фруктоза
Количеството на захари в стафидите варира от 67 до 72% от теглото, повечето от които са фруктоза и глюкоза. — Ağırlığına bağlı olarak % 67 ilâ % 72 si fruktoz ve glukoz şekerinden oluşur.
Slovencesadni sladkor
Nimamo koruznega sirupa z visoko vsebnostjo fruktoze, nobenih nasičenih maščob ali predelane hrane. — Ne yüksek früktozlu mısır pekmezimiz, ne trans yağlarımız, ne de işlenmiş gıdalarımız var.