Tanım
•ortalığı karıştıacak şekilde davranmak
•Ara bozmak, ortalığı karıştırmaya çalışmak, insanları birbirine düşürecek işler yapmak
Örnek Cümleler
Sırf fesat çıkarmak için dünyanın her tarafında koşup dururlar.
As often as they ignite the fires of war they are extinguished by God.
Sırf fesat çıkarmak için dünyanın her tarafında koşup dururlar. Allah müfsitleri sevmez.
Whenever they kindle the fire of war, God extinguishes it.
Allah'a andolsun ki, bizim yeryüzünde fesat çıkarmak için gelmediğimizi siz de biliyorsunuz.
'By God,' they said, 'you know well that we came not to work corruption in the land.
fesat çıkarmak ile daha fazla örnek cümle →