faizli

TR → EN

Tanım

•sıfat: Faizi olan, faizle işlem gören (para)

Diğer Dillerde

Rusçaпроцентный /prɐˈt͡sɛntnɨj/
percentage · (bank) interest
köken: проце́нт (procént) + -ный (-nyj)
В 1887 году французское правительство предоставило России крупные кредиты. — 1888'de Fransızlar, Ruslara düşük faizli borç verdi.
проце́нтное отноше́ние
проце́нтная ста́вка

Etimoloji

faiz + -li

Örnek Cümleler

Kredi teminatsız ve % 0 faizlidir.
The loan is unsecured and at 0% interest.[5]
Paramı yüksek faizli borca yatırırım. -
Very highly rated debt is where I'm going to invest my money.
Bunun 5'te 3'ünü yüksek faizli hesaba koyuyor.
So she placed the rest of her inheritance. So she put 3/5 of it in the high interest bank account.
"Yüksek faizli bisiklet kullanımı.", "Barclays sizi bindirsin.".
"Sub-prime pedaling." "Barclays takes you for a ride."
Şirket kredileri daha çok basitlik içindir, sadece faizli krediler. -
Corporate loans tend to be for simplicity purposes, interest only loans.
Beşe ayırdığı paranın 3 parçasını yüksek faizli bir bankaya yatırıyor.
She invested 3 parts of the money in a high interest bank.
Yeniden bütünleşme bağışı proje maliyetlerine yönelik sabit faizli bir katkı.
The reintegration grant is a flat-rate contribution towards project costs.
Öte yandan banka çalışanları, kendilerine sağlanan düşük faizli kredilerden faydalanabiliyor.
Bank employees, meanwhile, can take advantage of special low rates available to them.
faizli ile daha fazla örnek cümle →