ekşit
TR → EN
Tanım
•çözününce hidrojen yükünleri veren özdek, asit
Örnek Cümleler
Sütü ekşitirler.
Reheating milk.
Yüzünü ekşitti ve döndürdü.
HE FROWNED AND turned away,
Yüzünü ekşitti ve öteye döndü;
HE FROWNED AND turned away,
(Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.
HE FROWNED AND turned away,
Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti.
And frowned and puckered his brow,
(Peygamber), yüzünü ekşitti ve geri döndü.
HE FROWNED AND turned away,
Sütünüzün sabahınızı ekşitmesine izin vermeyin.
Don't let milk spoil your morning.
Hulk bize bakıyor şu anda, suratını ekşitmiş biraz.
As you can see, he's looking at the moment. He's got a little grimace on his face.
Plasmonlar bir plazmanın uyumlu eksitasyonlarıdırlar.
Plasmons are coherent excitations of a plasma.
Elektron deliği çiftleri veya eksitonlar üreten ışığın soğurulması.
The absorption of light, generating either electron-hole pairs or excitons.
Yanına görmeyen (âma) biri geldi diye yüzünü ekşitti ve sırtını döndü.
HE FROWNED AND turned away,
Biz, yüzleri ekşiten asık suratlı o günde Rabbimizin gazabından korkarız.”
We fear the dismal day calamitous from our Lord."