dondurulmuş
C2 seviye
TR → EN
"dondurulmuş" kelimesinin İngilizcesi: frappe. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelfrappe
Görsel




Tanım
•Beklemeye alınmış
•Değiştirilemez durumda tutulmuş
•Soğutucu aracılığıyla buzlu duruma getirilmiş
Diğer Dillerde
Rusçaзамороженный /zəmɐˈroʐɨn(ː)ɨj/
past passive perfective participle of заморо́зить (zamorózitʹ)
Город был заброшен и превратился в городище. — Şehir harabeye döndürülmüştü.
Fincecafé frappé, frappe, frappé
Pakastetut kana-nuggetit. — Dondurulmuş tavuk nuggetları düşünün.
Bulgarcaфрапе́
Помислете за замразения пилешки нъгет. — Dondurulmuş tavuk nuggetları düşünün.
Litvancafrãpė
Tiekiamas šiek tiek atšaldytas. — Tortollini dondurulmuş bir biçimde satılmaktadır.
Örnek Cümleler
Et dondurulmuş.
The meat is frozen.
Bu sıkı dondurulmuş.
It's frozen hard.
Şehir harabeye döndürülmüştü.
But the town rebounded.
Tom dondurulmuş yoğurt işinde.
Tom is in the frozen yogurt business.
Buraya dondurulmuş balık getir.
Bring the frozen fish here.
Bazen dondurulmuş sebze alırım.
Sometimes, I buy frozen vegetables.
Dondurulmuş yoğurda can atıyorum.
I'm dying for frozen yogurt.
Tom asla dondurulmuş elma almadı.
Tom has never bought frozen apples.
Dondurulmuş yoğurt sever misiniz?
Do you like frozen yogurt?
Dondurulmuş bufalo burger köftesi
Frozen buffalo burger patties
Dondurulmuş mousse dokusuna sahiptir.
It has the texture of frozen mousse.
Dondurulmuş tavuk nuggetları düşünün.
Think of the frozen chicken nugget.