Ana içeriğe geç
Sözlük
/
diyalektik

diyalektik

/di.ja.lec.tic/
adj
TR → EN
"diyalektik" kelimesinin İngilizcesi: dialectical, dialectic. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldialecticaladj
Geneldialectic

Tanım

•isim, mantık: Gerçekliği ve onun çelişmelerini incelemeye yarayan ve bu çelişmeleri aşmayı sağlayan yolları aramayı öngören akıl yürütme yöntemi; eytişim, cedel

Diğer Dillerde

AlmancaDialektik, dialektisch /diaˈlɛktɪk/
dialectic
köken: Inherited from Middle High German dīalectike, from Latin dialecticē.
Umgekehrt bringt er seine Gesprächspartner in die Position des Wissenden. — Bunun üzerine öyküye bilimsel diyalektik çerçevesinde yaklaşan arkadaşlarını içine çeker.
Wie Vinyl für meinen DJ, die Dialektik für Hegel / Pinsel für Picasso, für Philippe Schlagzeugschläge
Fransızcadialectique (dişil) /dja.lɛk.tik/
dialectic, dialectical
çekim: çoğul dialectiques
aile: matérialisme dialectique
Et Carrie a dit, "J'ai l'impression que je n'ai pas fait ressortir l'essentiel de la dialectique hégélienne." — Carrie "Hegelian diyalektikleri açıklarken ana noktalarında tam değinmedim sanırım." diyor.
İspanyolcadialéctica, dialéctico (dişil) /djaˈleɡtika/
dialectics
çekim: çoğul dialécticas
La clasificación genética del lenguaje está basada necesariamente de forma total sobre la fonología. — Diyalektik sınıflandırma temel olarak fonetik özelliklerle belirlenir.
İtalyancadialettica, dialettico (dişil) /di.aˈlɛt.ti.ka/
feminine singular of dialettico
çekim: çoğul dialettiche
eş: convincente, logica, persuasiva, concettuale, complessa, complicata
Quindi i due corpi esercitano, l'un l'altro, una regolare influenza gravitazionale. — Her iki unsur diyalektik bir etkileşimde teraziye tutunmaktadır.
Rusçaдиале́ктика
Вы смотрите чрезвычайно тревожную прямую передачу. — Son derece çarpıcı diyalektik bir kavrayışı vardır.
Arapçaجدلية
ربما ما يمكن قوله هنا ان القديم والجديد محصوران في مسميات تلقينية — Belki söylenmek istenen eski ve yeninin diyalektiksel kapsamda kilitli olduğudur.
Felemenkçedialectiek, dialectisch (dişil)
dialectic
eş: redeneerkunde
köken: From French dialectique.
Vervreemding is een concept van Hegel. — Diyalektik idealizm, Hegel'in idealizmidir.
Portekizcedialética, dialético (dişil) /d͡ʒi.aˈlɛ.t͡ʃi.kɐ/
dialectic
çekim: çoğul dialéticas
"Como é que correu?" A Carrie respondeu: "Acho que não consegui focar-me — Carrie "Hegelian diyalektikleri açıklarken ana noktalarında tam değinmedim sanırım." diyor.
μέθοδος η οποία χρησιμοποιεί τη συζήτηση με συνεχείς ερωταποκρίσεις στην αναζήτηση της αλήθειας
Japonca弁証法 /bẽ̞ɰ̃ɕo̞ːho̞ː/
dialectics
köken: By surface analysis, 弁証(べんしょう) (benshō) + 法(ほう) (-hō).
ただし複合語は文法的に名詞なので、当てはまらない。 — Ancak burada Diyalektik mantığa göre Sentez eksiktir.
Korece변증법
근거를 제시하면서 이론을 증명하는 것.
"아마도 여기에서 말하고 싶은 것은, 서로 상반되는 것을 묶는 방식으로 old와 new가 함께 묶여 있다는 것입니다. — Belki söylenmek istenen eski ve yeninin diyalektiksel kapsamda kilitli olduğudur.
Ukraynacaдіале́ктика
І Керрі каже: "Бо, мені здається я насправді не змалювала суть Гегелівської діалектики". — Carrie "Hegelian diyalektikleri açıklarken ana noktalarında tam değinmedim sanırım." diyor.
Hintçeद्वंद्वात्मक
Rumencedialectic
dialectical
köken: Borrowed from French dialectique, from Latin dialecticus.
Şi Carrie spune, "Of, cred că n-am subliniat cum trebuie ideea principală a dialectului hegelian." — Carrie "Hegelian diyalektikleri açıklarken ana noktalarında tam değinmedim sanırım." diyor.
Dancadialektik
Carrie sagde, "Det føles som om jeg slet ikke kom til sagens kerne i den Hegelianske dialektik." — Carrie "Hegelian diyalektikleri açıklarken ana noktalarında tam değinmedim sanırım." diyor.
Endonezcedialektika, dialektis /dialɛkˈtika/
dialectic
çekim: çoğul dialektika-dialektika
köken: Learned borrowing from Latin dialectica.
Carrie bilang, "Sepertinya saya tidak menarik kesimpulan utama dari dialektika Hegel." — Carrie "Hegelian diyalektikleri açıklarken ana noktalarında tam değinmedim sanırım." diyor.
Katalancadialèctic, dialèctica /di.əˈlɛk.tik/
dialectic; dialectical
Gürcüceდიალექტიკა /d̥iäle̞kʰtʼikʼä/
dialectic
çekim: tamlayan დიალექტიკის
Tagalogcadiyalektika, diyalektiko

Etimoloji

From French dialectique.

Örnek Cümleler

Diyalektika .
Dialectica.
Diyalektik davranış terapisi
Dialectical behavior therapy
Hegel'de diyalektik baş aşağıdır.
In Hegel, the dialectic is upside down.
Gramer ve Mantık/Diyalektik Alegorisi.
Allegory of Grammar and Logic/Dialectic.
Diyalektik düşünce formlarının dört sınıfı
Four classes of dialectical thought forms
Marx'ın teorisi diyalektik materyalisttir.
Marx's theory is dialectical materialist.
Yoksa bu yöntem diyalektik materyalizm midir?
Or is this method dialectical materialism?
Diyalektik ise varlığın hareket yasası olarak görülür.
Dialectics, on the other hand, is seen as the law of motion of being.
Tartışmacı, diyalektik kıyaslamayı yıkmak için harekete geçer.
The disputant sets out to break down the dialectical syllogism.
Yani aradaki ilişki tek yönlü/sabit değil diyalektik/dinamiktir.
It seems their relationship is not simply boss/subordinate.
Her iki unsur diyalektik bir etkileşimde teraziye tutunmaktadır.
They both share the trait of stammering when they are emotional.
Ontolojisi materyalisttir, yöntemi ve bilgi teorisi diyalektiktir.
Its ontology is materialist, and its method and theory of knowledge are dialectical.
diyalektik ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Geneldialectical materialism
Geneldialectical materialism
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod