•Çok küçük boyutlu, üzerinde mikrofonu bulunan ve belli bir ortamda bulunan seslerin gizli bir şekilde elde edilmesinde kullanılan elektronik aygıt; böcek.
•Kalp, akciğer vb. iç organların hareketleri ile meydana gelen sesleri dinlemeye yarayan araç; stetoskop.
Etimoloji
dinleme + cihaz
Örnek Cümleler
Dinleme cihazı takıyor musun?
Are you wearing a wire?
Tom'un üzerinde dinleme cihazı var.
Tom is wearing a wire.
Polis Tom'un dinleme cihazı takmasını istedi.
The police asked Tom to wear a wire.
Polis bir dinleme cihazını suçlunun arabasına sakladı.
The police hid a listening device in the criminal's car.
LOUDAUTO: 30$'lık ses tabanlı RF retro-reflektör dinleme cihazı.
Unit cost: $3–4K (in 2008).
İlk kaşlarını çatar: "Üzerinde dinleme cihazı mı var senin?" der.
The Voice finishes with: "Before you is a fully wound machine.