dağıtmaya
C2 seviye
TR → EN
Tanım
•dağıtma sözcüğünün yönelme tekil çekimi
Örnek Cümleler
Dağıtmaya başla
Start seeding
Dikkatimizi dağıtmayalım.
Let's not get distracted.
Tom durumu dağıtmaya çalıştı.
Tom tried to diffuse the situation.
Tom, içip efkarını dağıtmaya çalıştı.
Tom tried to drink his problems away.
Neyse konuyu daha fazla dağıtmayalım.
But fair enough.
Dąmbrowski onu dağıtmaya karar verdi.
Dąmbrowski, the commander of the regiment, decided to disband it.
Onun dikkatini dağıtmaya çalışıyordum.
I was trying to distract her.
Tom kartları kesti ve dağıtmaya başladı.
Tom cut the cards and started dealing.
Sami yılanın dikkatini dağıtmaya çalıştı.
Sami tried to distract the snake.
Benin dikkatimi dağıtmaya mı çalışıyorsun?
Are you trying to distract me?
Onların dikkatlerini dağıtmaya çalışacağım.
I'll try to distract them.
Ancak hükümet bu kaygıları dağıtmaya çalıştı.
However, the government has sought to defuse these concerns.