cinsel organ
TR → EN
Tanım
•isim: Vücudun cinsellikle ilgili görev yapan bölümü
Diğer Dillerde
Almancageschlechtsorgan (nötr) /ɡəˈʃlɛçtsʔɔʁˌɡaːn/
sex organ (organ used in sexual reproduction)
çekim: çoğul Geschlechtsorgane · tamlayan Geschlechtsorganes
eş: Fortpflanzungsorgan, primäres, Geschlechtsmerkmal, Genital, Genitale
köken: Geschlecht + -s- + Organ
Der weibliche G-Punkt Der männliche G-Punkt Analverkehr Sexpraktik Geschlechtsverkehr — Doğum kontrolü Feminizm Kadın cinsel organı Erkek cinselliği
Etimoloji
cinsel + organ
Örnek Cümleler
Cinsel organını çıkararak gösterdi.
They took off its sexual organs.
Cinsel organlarını bıçakla parçaladı.
He mutilated his genitals with a knife.
Penis, erkek cinsel organlarından biridir.
The penis is one of the masculine sexual organs.
Erkekler cinsel organlarıyla gurur duyarlar.
Men are proud of their genitals.
Cinsel organı kanlıydı ve ısırık izleri vardı.
The notebook had bullet holes and blood stains.
Cinsel organlar, diğer çoğu organdan daha duyarlıdırlar.
Genitals are more sensitive than most other organs.
Lütfen cinsel organı olmayan misafirimize merhaba deyin, Ted!
Please welcome, a guest without genitals, Ted!
12. haftanın sonu itibarıyla, dış cinsel organ oluşumunu tamamlar.
On the morning of day 2 the sexually receptive period ends.
Boynuna sımsıkı bir ip bağlanmıştı ve cinsel organı zarar görmüştü.
A rope was wrapped tightly around his neck and his genitals were damaged.
Cinsel organın oluşumu -- kız ya da erkek olduğu henüz belli oluyor
Indifferent penis] [Girl or boy yet to be determined]
8) Saldırgan yaşlıysa cinsel tacizi bildirme çünkü cinsel organı kalkmaz.
8) Do not report sexual harassment if the aggresor is very old. He cannot get aroused.
Bu uygulama aynı zamanda erkek cinsel organının uyarılmasını da içerebilir.
This practice may also involve stimulating the male genitalia.