cezasız
C2 seviye
TR → EN
Tanım
•Cezaya çarptırılmamış, cezalandırılmamış
Diğer Dillerde
Felemenkçestraffeloos /ˈstrɑ.fəˌloːs/
unpunished · with impunity, without (fear) of retribution
eş: ongestoord, ongestraft
köken: From straf + -e- + -loos.
aile: straffeloosheid
Een valse getuige ontloopt zijn straf niet en een leugenaar wordt in het verderf gestort. — Yalancı tanık cezasız kalmaz, Yalan soluyan yok olur.
Örnek Cümleler
Suç cezasız kalmaz
Every debt has its debtor.
Bu cezasız kalmayacak.
This won't go unpunished.
Bu ülkede başarı cezasız kalmaz.
Success is punished in this country.
Kan kaplı ellerinde, cezasız boğulmuş.
In your blood-stained hands, drowned in impunity.
1945) Dünya Suçlar Cezasız Kalmasın Günü
Pensions Act 1995 Frozen pension
Rusya'da Blogger Yasası İhlalleri Cezasız Kalıyor
Blogger Law Violations Go Unpunished in Russia · Global Voices
Yalancı tanık cezasız kalmaz, Yalan soluyan yok olur.
A false witness shall not be unpunished. He who utters lies shall perish.
Yalancı tanık cezasız kalmaz, Yalan soluyan kurtulamaz.
A false witness shall not be unpunished. He who pours out lies shall not go free.
Günah işleseydim, beni gözlerdin, Suçumu cezasız bırakmazdın.
if I sin, then you mark me. You will not acquit me from my iniquity.
Hatta cezasız kalması için verilmiş bir 'vize' yerine geçer."
It could even be a 'pass' to lack of punishment," she said.
BM Mahkemesi Savaş Muhabirlerine Sınırlı Cezasızlık Hakkı Tanıdı
UN Tribunal Grants Limited Immunity to War Reporters
Guatemala trolleri BM destekli cezasızlık soruşturmacısına saldırdı
Guatemalan trolls attack UN-backed impunity investigator