Canlarım, gitmeyin.
Don't go, dears.
[hayvan çanları çalar]
[animal bells ringing]
Kilise çanları çalıyor.
The church bells are ringing.
Kilise çanlarını duyduk.
We heard the church bells.
Canları farklı olabilir.
It may be distinct.
Tabii ki hayır, canlarım.
Of course not, my dears.
(Kilise çanları çalıyor."
We're in the town of Chartres
Canlarınızı da öldürmeyin.
And kill not one another.
Kendi canlarınızda da öyle.
And within yourselves.
Canlarının çektiği kuş eti.
Bird meats that they relish,
Sonunda zafer çanları çaldı.
At last, the bells of victory rang out.
Ama yine de canları sağolsun.
Thanks for the appreciation, though!
canları ile daha fazla örnek cümle →