buldozer
TR → EN
"buldozer" kelimesinin İngilizcesi: bulldozer, bulldozer. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbulldozer
Genelbulldozer
Görsel

Tanım
•isim: Önündeki geniş bıçakla toprağı sıyırıp kaldıran, tekerlekli veya paletli bir yol makinesi
Diğer Dillerde
AlmancaBulldozer, Planierraupe (eril) /ˈbʊlˌdoːzɐ/
bulldozer (tractor)
çekim: çoğul Bulldozern · tamlayan Bulldozers
eş: Flachbagger, Planierraupe, Schubraupe
köken: Unadapted borrowing from English bulldozer.
Und im Nettoergebnis müssen die Strände der Bretagne regelmäßig von diesem Zeug mit Bulldozern befreit werden. — Ve net sonuç Brittany'nin sahilleri düzenli olarak buldozerle bu şeyden temizlenmeli.
FransızcaBulldozer (eril) /bul.do.zɛʁ/
bulldozer
çekim: çoğul bulldozers
eş: bouteur, bull
köken: Borrowed from English bulldozer.
Ils sont venus avec leurs bulldozers... et ils sont venus avec leurs soldats. — Buldozerleriyle geldiler... ve askerleriyle geldiler.
İspanyolcaaplanadora, buldócer, niveladora, topadora (dişil) /aplanaˈdoɾa/
road roller, steamroller
çekim: çoğul aplanadoras
eş: apisonadora, planadora, cilindradora
köken: From aplanar + -dora.
Vinieron con sus bulldozers... y con sus soldados. — Buldozerleriyle geldiler... ve askerleriyle geldiler.
İtalyancaapripista, escavatore, escavatrice, ruspa (eril)
bulldozer
eş: bulldozer
köken: Verb-object compound, composed of apri (“to open”) + pista (“trail”).
Sono arrivati coi loro buldozer... e sono arrivati coi loro soldati. — Buldozerleriyle geldiler... ve askerleriyle geldiler.
Rusçaбульдозер (eril) /bʊlʲˈdozʲɪr/
bulldozer
çekim: çoğul бульдо́зеры · tamlayan бульдо́зера
köken: Borrowed from English bulldozer.
В результате пляжи Бретани чистятся бульдозерами от этой дряни регулярно. — Ve net sonuç Brittany'nin sahilleri düzenli olarak buldozerle bu şeyden temizlenmeli.
Arapçaبُولْدُوزَر, جَرَّارَة, جَرَّافَة
مثل الجرافات، تأخذ كل شئ في طريقها. — Buldozerler gibi, yollarına çıkan herşeyi alıyorlar.
Farsçaبولدوزر
Azericebuldozer
Kazakçaбульдозер /bʊlʲˈdozʲɪr/
bulldozer
çekim: çoğul бульдозерлер · tamlayan бульдозердің
köken: Borrowed from Russian бульдо́зер (bulʹdózer), from English bulldozer.
aile: бульдозерші
Felemenkçelaadschop (dişil)
bulldozer
çekim: çoğul laadschoppen
eş: bulldozer, graafmachine
köken: From laden (“to load”) + schop (“a digging device”).
Ik ken maar weinig buurten waar ze veel huizen aan het slopen waren. — Etrafta evleri yıkmak için gezinen buldozerler gördüğümü söyleyemeyeceğim. .
Portekizcetrator (de terraplanagem/terraplenagem)
Eles vieram com seus tratores... e eles vieram com seus soldados. — Buldozerleriyle geldiler... ve askerleriyle geldiler.
Yunancaμπουλντόζα (dişil)
bulldozer
çekim: çoğul μπουλντόζες · tamlayan μπουλντόζας
Δεν έχω υπόψιν μου γειτονιές που κατεδάφιζαν έτσι απλά σπίτια. — Etrafta evleri yıkmak için gezinen buldozerler gördüğümü söyleyemeyeceğim. .
Japoncaブルドーザー /bɯ̟ɾɯ̟do̞ːza̠ː/
a bulldozer
köken: Borrowed from English bulldozer.
たびびとは3回までクエストに連れて行ける。 — Öyle ki bazen buldozer günde 3 defa gelip gider.
Korece불도저 /puɭdo̞d͡ʑʌ̹/
bulldozer (tractor)
köken: Borrowed from English bulldozer.
불도저처럼 흔적도 없이 바다의 바닥을 쓸어버립니다. — Buldozerler gibi, yollarına çıkan herşeyi alıyorlar.
Lehçebuldożer, spychacz, spycharka (eril) /bulˈdɔ.ʐɛr/
bulldozer (tractor)
çekim: çoğul buldożery · tamlayan buldożera
eş: spychacz, spycharka, spychak, spych
köken: Etymology tree English bulldozerbor. Polish buldożer Borrowed from English bulldozer.
Rezultatem tej wojny jest to, że plaże Bretanii muszą być regularnie oczyszczane z tego świństwa. — Ve net sonuç Brittany'nin sahilleri düzenli olarak buldozerle bu şeyden temizlenmeli.
Fincepuskutraktori, raivaustraktori /ˈpuskuˌtrɑktori/
bulldozer (tractor with caterpillar tracks and an attached blade for pushing earth and building debris)
çekim: çoğul puskutraktorit · tamlayan puskutraktorin
köken: pusku + traktori
Bretagnen rannat täytyy puhdistaa säännöllisesti puskutraktoreilla. — Brittany'nin sahilleri düzenli olarak buldozerle bu şeyden temizlenmeli.
Macarcabuldózer /ˈbuldoːzɛr/
bulldozer (a tractor with an attached blade for pushing earth)
çekim: çoğul buldózerek
köken: Borrowed from English bulldozer.
De a földeken 1 gigawatt nagyjából 130 négyzetkilométernyi ledózerolt pusztaságot jelent. — Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.
İbraniceדַּחְפּוֹר
כמו בולדוזרים, לוקחים כל מה שעומד בדרכם. — Buldozerler gibi, yollarına çıkan herşeyi alıyorlar.
Dancabulldozer
a bulldozer (crawler tractor with an attached blade)
çekim: çoğul bulldozeren
köken: Borrowed from English bulldozer.
Bønderne har sikkert skjult kobberpladerne ved at grave dem ned. — Buldozerler cesetleri kazılan çukurlara döküyor ve üstünü kapatıyorlardı.
Norveççebulldoser
Endonezcebuldoser /bulˈdosər/
bulldozer
çekim: çoğul buldoser-buldoser
köken: From English bulldozer.
aile: membuldoser, pembuldoseran, buldoser serang
Dan hasilnya adalah pantai Brittany harus dibersihkan dari benda ini secara teratur. — Ve net sonuç Brittany'nin sahilleri düzenli olarak buldozerle bu şeyden temizlenmeli.
Bulgarcaбулдо́зер
А крайният резултат е, че плажовете на Британия трябва да бъдат почиствани от това редовно с булдозери. — Ve net sonuç Brittany'nin sahilleri düzenli olarak buldozerle bu şeyden temizlenmeli.
Slovakçabuldozér (eril) /buldɔzeːr/
bulldozer
köken: Etymology tree English bulldozerbor. Slovak buldozér Borrowed from English bulldozer.
Slovencebuldožer
Litvancabuldozeris
Dar tarpukariu čia buvo įsteigti du draustiniai. — Blohin burada iki buldozer ayarlamıştı.
Letoncabuldozers
Estoncabuldooser
bulldozer
çekim: çoğul buldooserid · tamlayan buldooseri
köken: Russian бульдо́зер (bulʹdózer).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Ayrıca bir buldozer istiyorum.
I also want a bulldozer.
Kilisenin buldozerle yıkılması yedi gün sürdü.
It took seven days to transport the church by lorry.
Güçlü fiziği nedeniyle buldozer lakabı takıldı.
She feels insecure due to her plump body.
Yunanistan'da göçmen kampı buldozerle dağıtıldı
Migrant camp bulldozed in Greece
Onlar şimdi bir buldozer ile yol tesviye ediyor.
They are now leveling the road with a bulldozer.
Buldozerler ve traktör pullukları buna örnektir.
Bulldozers and tractor plows are examples.
Buldozerler gibi, yollarına çıkan herşeyi alıyorlar.
like bulldozers, taking everything in their path.
Buldozerleriyle geldiler... ve askerleriyle geldiler.
They came with their bulldozers... and they came with their soldiers.
1990 yılında, Erivan'da bir cami bir buldozer ile yıkıldı.
In 1990 a mosque in Yerevan was pulled down with a bulldozer.
Buldozer Girişimi Bosna-Hersek'in İş Yasalarını Değiştiriyor
Bulldozer Initiative Changing BiH Business Laws
KFOR, Jagnjenica'daki bir barikatı buldozerle yıkarken. [Reuters]
KFOR uses a bulldozer to remove one of the barricades in Jagnjenica. [Reuters]
Buldozerlerle birlikte yaklaşık 80 memur ve toplum polisi kampa girdi.
Around 80 officers and riot police moved in as bulldozers razed the camp.