boşaltmaya
C2 seviye
TR → EN
Tanım
•boşaltma sözcüğünün yönelme tekil çekimi
Örnek Cümlelerboşaltmaya ile daha fazla örnek cümle →
Dolabımı boşaltmaya geldim.
I came to clean out my locker today.
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.
I went off my head.
Tom ceplerini boşaltmaya başladı.
Tom started to empty his pockets.
Acil durumlarda boşaltmaya hazır olun.
Be prepared to evacuate in case of emergencies.
Tom valizini açtı ve boşaltmaya başladı.
Tom opened his suitcase and began unpacking.
Yakıt ekipleri, boşaltmaya hazırlanın. Pekala, beyler.
Fuel teams, prepare to unload.
Başka birinin işi olduğu için ben arabayı boşaltmayacağım.
I won't unload the car because that's somebody else's job.
Bunu diğer işçiler yapmak zorunda oldukları için arabayı boşaltmayacağım.
I will not unload the car because other workers have to do that.
Külçe altınları Ordu kamyonlarına boşaltmaya hazırlanan altın trenleri, 1941.
Gold trains preparing to unload bullion onto Army trucks, 1941.
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?
Will he therefore continually empty his net, and kill the nations without mercy?
Yorulma, bir malzeme sürekli yükleme ve boşaltmaya maruz kaldığında gerçekleşir.
Fatigue occurs when a material is subjected to repeated loading and unloading.
Barajın yıkılması halinde 8 binden fazla insan bölgeyi boşaltmaya hazır bekliyor.
More than 8,000 people are prepared to evacuate if the dam fails.