Onda bipolar bozukluk var.
She's bipolar.
Tom'a bipolar bozukluk tanısı konuldu.
Tom has been diagnosed with bipolar disorder.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.
Attention deficit disorder, bipolar disorder.
Komik sinir krizi ve bipolar bozukluk geçirdi.
The comic suffered from nervous breakdowns and bipolar disorder.
1980'de kendisine Bipolar bozukluk teşhisi konmuştu.
He had been diagnosed with bipolar disorder in 1980.
1998 yılında, kendisine Bipolar bozukluk tanısı konuldu.
In 1998, he was diagnosed with bipolar disorder.
Bunun ardından kendisine bipolar bozukluk teşhisi kondu.
Following this he was diagnosed with bipolar disorder.
Bipolar bozukluk tip I Bipolar bozukluk tip II Siklotimi
Bipolar I disorder Bipolar II disorder Cyclothymia
Bipolar bozukluk veya majör depresif bozukluk bağlamında ortaya çıkabilir.
It can occur in the context of bipolar disorder or major depressive disorder.
Aripiprazol öncelikle şizofreni veya bipolar bozukluk tedavisinde kullanılır.
Aripiprazole is primarily used for the treatment of schizophrenia or bipolar disorder.
Psikiyatrik bozukluklar – şizofreni, şiddetli depresyon, bipolar bozukluk vb.
Psychiatric disorders – schizophrenia, severe depression, bipolar disorder, etc.
Bipolar bozukluk çalışmalarındaki yanlış tanı sıklıkla major depresyon olduğu ortaya çıkmıştır.
Studies have found that bipolar disorder has often been misdiagnosed as major depression.
bipolar bozukluk ile daha fazla örnek cümle →