Çok fazla bilginiz var.
So you've got a lot of information.
Bilginiz olsun, ben bir doktor değilim.
I don't know whether you know, but I'm a doctor.
*eğer olayla ilgili bir bilginiz varsa..*
lf you have information relating to the case
Bilginiz için, 20 yıldır bu pozisyonu tuttum.
For your information, I've held this position for 20 years.
Daha sizin bilginiz uçmak yapmak için güç verir.
Than your consent gives strength to make it fly.
Ama bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışırsınız?
Why do you then dispute concerning that which you have no knowledge?
Siz, hadi bilginiz olan şey üzerinde tartışanlarsınız.
Verily, you are those who have disputed about that of which you have knowledge.
Bilimin bilginizi biraz kıvama getirmesine izin verin.
Let the science temper your knowledge a little bit.
De ki: Bu hususta bir bilginiz varsa hemen bildirin bize.
Ask them: "Have you any knowledge? Then display it.
Onlara "Bize karşı çıkarabileceğiniz bir bilginiz var mı?
Ask them: "Have you any knowledge? Then display it.
Yani Amerikalıların ne düşündükleriyle ilgili bilginiz var.
So you have a sense of what the Americans are thinking.
Üniversite eğitimi bilginizi genişletmek için tasarlanmıştır.
University education is designed to expand your knowledge.
bilginiz ile daha fazla örnek cümle →