Çocuklar ona bayılıyorlar.
The kids love it.
İnsanlar bu şirkete bayılıyorlar ve bu çok iyi.
People adore the company. And it's better, you know?
Dedi ki :' İşyerlerinde yetişkinler buna bayılıyorlar.
He said, "In the workplace, adults love it.
Genç erkek çocuklar video oyunları oynamaya bayılıyorlar.
Teenage boys love playing video games.
Rock müziği, pop kültürünü ve amerikan kültürüne bayılıyorlar.
They love rock music, pop culture, American culture.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.
Women love to talk about their vaginas, they do.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.
They'd just turned three, and they were into all things pink and purple.
Her gün, günün fotoğrafını seçip yayınlıyoruz ve insanlar bu fotograflara bayılıyorlar.
We have an image of the day that we tweet out and people love, love, love the images.
Namibya'ya bayılıyorlar, Empire State Binası'ndan daha yüksek güzel kum tepelerinden dolayı.
They love Namibia for its beautiful dunes, that are even taller than the Empire State Building.
bayılıyorlar ile daha fazla örnek cümle →