Gemi batacak!
The ship's going to sink!
O yüzemez, batacak!
He can't swim, he will sink!
Güneş yakında batacak.
The sun will soon set.
Güneş iki saat içinde batacak.
The sun will set in two hours.
Gemi her zaman batacak gibiydi.
The ship was ready to sink any time.
Yani ikisi birlikte batacaklar.
That's kind of a mistake together.
Gemi her zaman batacak durumdaydı.
The ship was ready to sink any time.
Suda ahşap yüzecektir ve taş batacaktır.
In water, wood will float and stone will sink.
En azından yüzde 95'i kendiliğinden batacaktır.
95 percent of it would be, at least, submerged naturally.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.
I saved this nearly collapsing company, but seems I've been instantly kicked out.
batacak ile daha fazla örnek cümle →