baskanlık

noun
C1 seviye
TR → EN
"baskanlık" kelimesinin İngilizcesi: presidency, chairmanship, generalship, headship, presidency. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelpresidencynoun
Genelchairmanshipnoun
Genelgeneralship
Genelheadship
Genelpresidency
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)başkanlığı
Çoğul (-ler)başkanlıklar
Tanım
•Başkan olma durumu
•Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimsenin görevi veya makamı
Diğer Dillerde
AlmancaPräsidentschaft (dişil) /pʁɛ(ː)ziˈdɛntʃaft/
presidency
çekim: çoğul Präsidentschaften · tamlayan Präsidentschaften
köken: From Präsident (“president”) + -schaft (“-ship, -ency”).
aile: Präsidentschaftsambition, Präsidentschaftsamt, Präsidentschaftsanwärter, Präsidentschaftsanwärterin, Präsidentschaftsbewerber, Präsidentschaftsbewerberin, Präsidentschaftsdebatte, Präsidentschaftskandidat, Präsidentschaftskandidatin, Präsidentschaftskandidatur
Als Provisorium wurde Frankreich gewählt. — Fransa'da geçici başkanlık kuruldu.
Fransızcaprésidence (dişil) /pʁe.zi.dɑ̃s/
presidency
çekim: çoğul présidences
eş: magistrature suprême, bail présidentiel
köken: From président + -ence, or a borrowing from Medieval Latin praesidentia. See also préséance.
En novembre dernier il y a eu une élection présidentielle aux Etats-Unis. — Geçen Kasım'da başkanlık seçimi yapıldı.
İspanyolcapresidencia (dişil) /pɾesiˈdenθja/
presidency
çekim: çoğul presidencias
La elección presidencial está abierta. — Başkanlık Seçimleri yaklaşmaktadır.
İtalyancapresidenza (dişil) /pre.ziˈdɛn.t͡sa/
presidency · chairmanship · headmastership
çekim: çoğul presidenze
Partecipò a due inchieste dell'UNESCO. — Unesco'da iki dönem başkanlık yaptı.
Rusçaпредседа́тельство, президе́нтство
У нас не парламентская республика, а президентская. — "Başkanlık değil Cumhurbaşkanlığı".
presidential
köken: президент (prezident) + -тік (-tık).
Felemenkçecollege van bestuur, praesidium, presidentschap, voorzitterschap (nötr) /preː.ziˈdɛntˌsxɑp/
a presidency
çekim: çoğul presidentschappen
köken: From president + -schap.
Niet voor mij, maar voor de club." — "Başkanlık değil Cumhurbaşkanlığı".
Portekizcepresidência (dişil) /pɾe.ziˈdẽ.si.ɐ/
presidency
çekim: çoğul presidências
köken: Learned borrowing from Latin praesidentia. By surface analysis, presidir + -ência.
As eleições se aproximavam. — Başkanlık Seçimleri yaklaşmaktadır.
Japonca大統領就任期間, 大統領職, 社長在任期間, 社長職
(「半大統領制」。 — Yarı başkanlık sistemi.
Çince主席席位, 任期 /ʐən⁵¹ t͡ɕʰi⁵⁵/
term of office; tenure · tour of duty
實行半總統制。 — Yarı başkanlık sistemi.
İsveççepresidentämbete, presidentperiod, presidentpost, presidentskap (nötr)
presidency (the office of president)
çekim: çoğul presidentämbeten · tamlayan presidentämbetes
köken: Compound of president + ämbete.
Barack Obama sa, innan han tillträdde, — Başkanlık'a başlamadan önce Barack Obama,
Lehçeprezydentura, przewodnictwo (dişil) /prɛ.zɘ.dɛnˈtu.ra/
presidency (office or role of president) · presidency (president's exercise of power) · presidency (time during which one is president; a president's term of office)
çekim: çoğul prezydentury · tamlayan prezydentury
eş: kadencja
köken: Etymology tree German Präsidenturbor. Polish prezydentura Borrowed from German Präsidentur.
Rozpoczęły się wybory prezydenckie. — Başkanlık Seçimleri yaklaşmaktadır.
Fincepresidentintoimi, presidentinvirka, presidentti, presidenttikausi, presidenttiys /ˈpresidentinˌʋirkɑ/
office of the president, presidency (position)
çekim: çoğul presidentinvirat · tamlayan presidentinviran
köken: presidentin (“president's”, genitive) + virka (“office, position”)
Hän havitteli kerran myös presidentin virkaa. — Aynı zamanda başkanlık görevini üstlendi.
Çekçeprezidentování, prezidentství
Začaly prezidentské volby. — Başkanlık Seçimleri yaklaşmaktadır.
Rumencepreședinție (dişil)
presidency
çekim: tamlayan președinții
köken: From președinte + -ie.
În 1946, a câștigat alegerile prezidențiale. — 1942 başkanlık seçimlerini kazanamadı.
Macarcaelnökség /ˈɛlnøkʃeːɡ/
presidency · chairmanship · presidium
çekim: çoğul elnökségek
köken: elnök + -ség
aile: elnökségi
Négy évig volt elnök. — 4 yıl başkanlık yaptı.
İbraniceנְשִׂיאוּת
ברק אובמה אמר, לפני שהוכתר, — Başkanlık'a başlamadan önce Barack Obama,
Dancaformandsperiode, formandsskab, præsidentembede, præsidenttid
Han var formand i 10 år. — 4 yıl başkanlık yaptı.
Norveççeformannskap, presidentembete, presidentperiode
Det har vært landets regjeringsparti. — Bu Parti’nin Başkanlık Kurulu üyesi oldu.
Bulgarcaпрезидентство
През миналия ноември имаше президентски избори. — Geçen Kasım'da başkanlık seçimi yapıldı.
Katalancapresidència (dişil) /pɾə.ziˈðɛn.si.ə/
presidency
çekim: çoğul presidències
İrlandacauachtaránacht
Ermeniceնախագահություն /nɑχɑɡɑhuˈtʰjun/
presidency · presidium
çekim: çoğul նախագահություններ
köken: From Old Armenian նախագահութիւն (naxagahutʻiwn).
Gürcüceპრეზიდენტობა /pʼɾe̞zide̞ntʼo̞bä/
presidency
çekim: çoğul პრეზიდენტობები · tamlayan პრეზიდენტობის
köken: From პრეზიდენტი (ṗrezidenṭi) + -ობა (-oba).
Tagalogcapagkapangulo /paɡˌkapaˈŋulo/
presidency (office or role of president)
köken: From pagka- + pangulo.
Svahiliurais
presidency, presidentship
köken: From u- + rais (“president”).
Belarusçaпрэзідэ́нцтва
Etimoloji
From başkan + -lık.
Örnek Cümleler
Başkanlık sonrası
Post-presidency
Başkanlıktan sonra
Later life
Başkanlık forsları
Presidential standards
2016 Başkanlık seçimi
2016 presidential election
2016 Başkanlık Yarışı
2016 presidential run
2021 Başkanlık Yarışı
2021 presidential run
4 yıl başkanlık yaptı.
Chairman for 4 years.
Başkanlık için uygundur.
He's eligible for the presidency.
Birinci Başkanlık dönemi
First Presidency
2020 Başkanlık Kampanyası
2020 presidential campaign
O, nerede başkanlık yaptı?
Where was he headed?
Tom toplantıya başkanlık etti.
Tom chaired the meeting.
baskanlık ile daha fazla örnek cümle →