Außerdem waren dem TAC die taktischen ballistischen Raketen unterstellt. — Uçaklara olduğu kadar, taktik balistik füzelere karşı da kullanılabilmektedir.
Otras mejoras incluyen una nueva motorización, computadora balística a bordo, y designador láser. — Diğer geliştirmeler ise yeni motor, balistik bilgisayar ve lazer mesafe bulucusur.
Nell'agosto del 1949 l'EDVAC venne montato nel Ballistics Research Laboratory. — EDVAC 1949 Ağustosunda balistik araştırma laboratuvarına teslim edildi.
η γνώση για τη ρίψη, κίνηση, βεληνεκές κ.ά. των βλημάτων
Τα μετάξια της αράχνης μπορούν επίσης να χρησιμοποιηθούν για τις αντιβαλλιστικές τους ικανότητες. — Örümcek lifleri aynı zamanda anti-balistik yetenekleriyle de yüksek bir potansiyele sahipler.
köken: Etymology tree Polish balista Ancient Greek -ική (-ikḗ)lbor. Polish -ika Polish -yka Polish balistyka From balista + -yka.
aile: balistyczny, balistyk
LGM-30 Minuteman II – amerykański międzykontynentalny pocisk balistyczny (ICBM) na paliwo stałe. — LGM-30 Minuteman, ABD yapımı kıtalararası balistik füze.
ballistics (the science of objects that predominantly fly under the effects of gravity, momentum and atmospheric drag)
çekim: çoğul balistiky · tamlayan balistiky
Qadr 110 (persky قدر١١٠) je íránská balistická raketa středního doletu. — Kadir-110 (Farsça: قدر-110), İran yapımı bir orta menzilli balistik füzedir.
Theatre ballistiske missiler: Ballistiske misslier med rekkevidde mellom 300-3500 km. — Uzun menzilli balistik füze (UMBF), menzili 3,000-3,500 km arasında olan bir balistik füzedir.
Паяковата коприна също има много потенциал заради своите антибалистични способности. — Örümcek lifleri aynı zamanda anti-balistik yetenekleriyle de yüksek bir potansiyele sahipler.