Ana içeriğe geç
Sözlük
/
balistik

balistik

noun
C1 seviye
TR → EN
"balistik" kelimesinin İngilizcesi: ballistics. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelballisticsnoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)balistiği
Çoğul (-ler)balistikler

Tanım

•isim, askerlik: Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim
•Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem

Diğer Dillerde

AlmancaBallistik /baˈlɪstɪk/
ballistics
Außerdem waren dem TAC die taktischen ballistischen Raketen unterstellt. — Uçaklara olduğu kadar, taktik balistik füzelere karşı da kullanılabilmektedir.
Fransızcabalistique (dişil) /ba.lis.tik/
ballistic
çekim: çoğul balistiques
Jericho est un missile balistique israélien. — Jericho (füze), İsrail'in ürettiği balistik füze.
İspanyolcabalística (dişil) /baˈlistika/
ballistics (study of the motion of projectiles)
Otras mejoras incluyen una nueva motorización, computadora balística a bordo, y designador láser. — Diğer geliştirmeler ise yeni motor, balistik bilgisayar ve lazer mesafe bulucusur.
İtalyancabalistica (dişil)
ballistics
köken: From balista + -istica.
Nell'agosto del 1949 l'EDVAC venne montato nel Ballistics Research Laboratory. — EDVAC 1949 Ağustosunda balistik araştırma laboratuvarına teslim edildi.
Rusçaбаллистика (dişil) /bɐˈlʲisʲtʲɪkə/
ballistics (science of the study of falling objects)
çekim: çoğul балли́стики · tamlayan балли́стики
Специалист в области экспериментальной аэродинамики и баллистики. — Uçak mühendisi ve ağır balistik.
Farsçaبالستیک
Azericeballistika
ballistics (science of the study of falling objects)
köken: Borrowed from Russian балли́стика (ballístika).
Felemenkçeballistiek
leer die de banen van projectielen bestudeert
Scud, een door de Sovjet-Unie ontwikkelde ballistische raket. — Arrow, İsrailin geliştirdiği anti balistik füze sistemi.
Yunancaβλητική
η γνώση για τη ρίψη, κίνηση, βεληνεκές κ.ά. των βλημάτων
Τα μετάξια της αράχνης μπορούν επίσης να χρησιμοποιηθούν για τις αντιβαλλιστικές τους ικανότητες. — Örümcek lifleri aynı zamanda anti-balistik yetenekleriyle de yüksek bir potansiyele sahipler.
Japonca弾道学 /dã̠ndo̞ːɡa̠kɯ̟/
ballistics
köken: 弾道(だんどう) (dandō, “trajectory”) + 学(がく) (-gaku, “-graphy; -logy”)
6月22日 - 北朝鮮が中距離弾道ミサイル2発を発射。 — 7 Şubat - Kuzey Kore uzun menzilli balistik füze fırlattı.
Korece탄도학 /tʰa̠ndo̞ɦa̠k̚/
ballistics
köken: Sino-Korean word from 탄도(彈道) (tando) + 學.
미국 최초의 ICBM인 SM-65 아틀라스에 이어 개발되었다. — ABD'nin ilk Kıtalararası Balistik Füzesi(KABF) SM-65 Atlas idi.
Lehçebalistyka (dişil) /baˈlis.tɘ.ka/
ballistics
çekim: tamlayan balistyki
köken: Etymology tree Polish balista Ancient Greek -ική (-ikḗ)lbor. Polish -ika Polish -yka Polish balistyka From balista + -yka.
aile: balistyczny, balistyk
LGM-30 Minuteman II – amerykański międzykontynentalny pocisk balistyczny (ICBM) na paliwo stałe. — LGM-30 Minuteman, ABD yapımı kıtalararası balistik füze.
Ukraynacaбалі́стика
Цетан є ідеальним дизельним паливом. — Scud, sıvı yakıtlı bir balistik füzedir.
Hintçeप्राक्षेपिकी
Finceballistiikka /ˈbɑlːistiːkːɑ/
ballistics
çekim: çoğul ballistiikat · tamlayan ballistiikan
köken: Internationalism (see English ballistics). Contains the suffix + -iikka.
Iranin Shahab-3 ja Sejil ovat keskimatkan ohjuksia. — Şahab-3 (Farsça: شهاب ۳), İran yapımı bir orta menzilli balistik füzedir.
Çekçebalistika (dişil) /ˈbalɪstɪka/
ballistics (the science of objects that predominantly fly under the effects of gravity, momentum and atmospheric drag)
çekim: çoğul balistiky · tamlayan balistiky
Qadr 110 (persky قدر١١٠‎‎) je íránská balistická raketa středního doletu. — Kadir-110 (Farsça: قدر-110), İran yapımı bir orta menzilli balistik füzedir.
Rumencebalistică (dişil)
ballistics
çekim: çoğul balistici · tamlayan balistici
köken: Borrowed from French balistique. Equivalent to balistă + -ică.
Jericho este o denumire generală dată rachetelor balistice israeliene. — Jericho (füze), İsrail'in ürettiği balistik füze.
Macarcaballisztika /ˈbɒlːistikɒ/
ballistics
çekim: çoğul ballisztikák
köken: From German Ballistik. With -isztika ending.
Jericho (rakéta) izraeli ballisztikus rakéta család. — Jericho (füze), İsrail'in ürettiği balistik füze.
Dancaballistik
Norveççeballistikk
Theatre ballistiske missiler: Ballistiske misslier med rekkevidde mellom 300-3500 km. — Uzun menzilli balistik füze (UMBF), menzili 3,000-3,500 km arasında olan bir balistik füzedir.
Bulgarcaбали́стика
Паяковата коприна също има много потенциал заради своите антибалистични способности. — Örümcek lifleri aynı zamanda anti-balistik yetenekleriyle de yüksek bir potansiyele sahipler.
Taycaวิถีศาสตร์ /wi˦˥.tʰiː˩˩˦.saːt̚˨˩/
ballistics
köken: วิถี (wí-tǐi) + ศาสตร์ (sàat)
İrlandacabalaistíocht (dişil)
ballistics
çekim: tamlayan balaistíochta
aile: balaistíocht cheann cúrsa, balaistíocht inmheánach, balaistíocht sheachtrach, diúracán balaistíochta
Arnavutçabalistikë
Ermeniceբալիստիկա, ձգաբանություն
Gürcüceბალისტიკა /b̥älistʼikʼä/
ballistics
çekim: tamlayan ბალისტიკის
Esperantobalistiko /balisˈtiko/
ballistics
aile: balistika

Etimoloji

Fransızca

Örnek Cümleler

Balistik etkinlik
Ballistic effectiveness
Balistik Füze Denizaltıları
Ballistic Missile Submarines (SSBN)
Balistik raporunu gördün mü?
Have you seen the results of the ballistics test?
iç balistik Kimyagerler listesi
Internal ballistics
Elektronların yarısının yüzeye balistik ulaşımı.
Ballistic transport of half of the electrons to the surface.
Magnus etkisi dış balistikte de kullanılmaktadır.
The Magnus effect can also be found in advanced external ballistics.
Balistik raporuna göre, bu silah cinayet silahı olamaz.
According to the ballistics report, this gun can't be the murder weapon.
Balistik uzmanları bu tüfeğin suikastta ateşlenmediğinden emin.
Ballistic experts are certain that this rifle was not fired in the assassination.
Füze görünüşte sınırlı bir Anti balistik füze yeteneğine sahiptir.
The missile apparently has a limited anti ballistic missile capability.
Amazon, mayın ve balistik tehditlere karşı önemli bir koruma sağlar.
Amazon provides a significant protection against mine and ballistic threats.
EDVAC 1949 Ağustosunda balistik araştırma laboratuvarına teslim edildi.
EDVAC was delivered to the Ballistics Research Laboratory in 1949.
Balistik füzenin geliştirilmesi, zip yakıtının ana uygulamasını kaldırdı.
The development of the ballistic missile removed the principal application of zip fuel.
balistik ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
balistik füze
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod