bakışta

noun
C2 seviye
TR → EN

Görsel

Pencereden Bakışta Dolunay ve Yıldızların Altındaki Romantik ŞehirYukarıdan Bakışta Esrarengiz Okyanus Dalgaları ve Beyaz Deniz KöpüğüYukarıdan Bakışta Beyaz Zemin Üzerine Dizilmiş Sütlü Çikolata ParçalarıKubbeye Yukarı Bakışta Bronz Işıltılı Süslü Tavan ve Merkezi Aydınlık Göz

Tanım

•bakış sözcüğünün bulunma tekil çekimi

Örnek Cümleler

O, ilk bakışta utangaç.
He was shy at first.
Bir bakışta onu tanıdım.
I recognized him at a glance.
İlk bakışta onu beğenmedi.
He disliked her at first glance.
Ben ilk bakışta aşık oldum.
I fell in love at the first glance.
Ben onu ilk bakışta tanıdım.
I recognized her at first sight.
İlk bakışta kolay görünüyor.
At a first glance it seems easy.
O bir bakışta durumu kavradı.
He took in the situation at a glance.
İnsanları bir bakışta tanırım.
I have a way with reading people's faces.
İlk bakışta Mary'yi anlayamadı.
Tom couldn't understand Mary at first.
İlk bakışta Bay Jones'u tanıdım.
I recognized Mr Jones at first glance.
Soru ilk bakışta basit görünüyor.
At first glance, the question seems simple.
Zaman zaman yan yan bakışta çaldı.
At times I stole a sidelong glance.
bakışta ile daha fazla örnek cümle →