bağlamayı

noun
C2 seviye
TR → EN

Tanım

•bağlama sözcüğünün belirtme tekil çekimi

Örnek Cümleler

Onun yardımına bel bağlamayın.
Don't count on his assistance.
Kravat bağlamayı biliyor musunuz?
Can you tie a tie?
Tom ayakkabılarını bağlamayı unuttuğunu fark etti.
Tom became aware that he had forgotten to tie his shoes.
Tom kare bir düğüm bağlamayı öğrenmek istediğini söyledi.
Tom said he wanted to learn how to tie a square knot.
Kendi ayakkabılarını bağlamayı öğrendiğinde kaç yaşındaydın?
How old were you when you learned to tie your own shoes?
Onlar bir demiryolu ile şehirleri birbirine bağlamayı planlıyorlar.
They are planning to connect the cities with a railroad.
Mastektomi geçirmemiş birçok kişi göğüslerini bağlamayı tercih eder.
Many who have not undergone top surgery choose to bind their breasts.
Wilt kendi etrafına bir çift kot bağlamayı ve yardım etmeyi başardı.
Wilt managed to tie a pair of jeans around herself and flag down help.
Ben beş yaşındayken kendi kendime ayakkabı bağlarımı bağlamayı öğrendim.
I learned to tie my shoelaces by myself at the age of five.
E-adalar adı verilen proje, adalardaki okulları anakaraya bağlamayı amaçlıyor.
The so-called e-islands project aims to connect schools on islands with the mainland.
Onları kendinden kopmayacak şekilde bağlamayı başardı ve hiçbir zaman ihanete uğramadı.
He swore that he would be part of China forever and never betray.
bağlamayı ile daha fazla örnek cümle →