Ana içeriğe geç
Sözlük
/
ayan beyan

ayan beyan

TR → EN

Tanım

•zarf: Besbelli, apaçık, açık seçik bir biçimde

Örnek Cümleler

İşte şimdi onu ayan beyan gördünüz.
Now ye are beholding it even while ye are looking on.
O ayan-beyan konuşan Kitap'a yemin olsun ki,
I call to witness the lucent Book,
O ayan-beyan gösteren Kitap'a yemin olsun ki,
The perspicuous Book is witness
Allah, onların yaptıklarını ayan-beyan görür.
And Allah is Beholder of that which they Work.
Tom'un Meryem'e vurgun olduğu ayan beyan ortada.
It's as plain as the nose on your face that Tom is dotty about Mary.
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüsleri içinde ayan-beyan ayetlerdir.
In fact, in the minds of those who have intelligence these are clear signs.
Allah size ayetleri işte böyle ayan-beyan bildiriyor ki, aklınızı çalıştırabilesiniz.
So God makes clear to you the signs; haply you will understand.
Kitap'tan saklamış olduklarınızın çoğunu size ayan-beyan açıklıyor; çoğundan da geçiyor.
He tells you about the many things that you had been hiding of the Book and forgives you much.
Sonra yine birçokları körleştiler, sağırlaştılar. Allah, onların yaptıklarını ayan-beyan görür.
And Allah is the All-Seer of what they do.
ayan beyan ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod