ayakkabıyı

noun
C2 seviye
TR → EN

Görsel

Merdivende Oturan Çocuğun Eski Siyah Deri Ayakkabıyı Fırçalama Anı

Tanım

•ayakkabı sözcüğünün belirtme tekil çekimi

Diğer Dillerde

Felemenkçeaccusatief enkelvoud van ayakkabı
accusatief enkelvoud van ayakkabı
Sinds je het zo aardig hebt gevraagd... maar je MOET de schoen aan me teruggeven. — Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.

Örnek Cümleler

Şu ayakkabıyı istiyorum.
I want those shoes!
Hangi ayakkabıyı istiyorsun?
Which shoes do you want?
Hangi ayakkabıyı istiyorsunuz?
Which shoes do you want?
Hangi ayakkabıyı almaya karar verdin?
Which pair of shoes did you decide to buy?
Julia sonunda beğendiği ayakkabıyı buldu.
Julia finally found a shoe she likes.
Ayakkabıyı çorap olmadan giymek hoşuma gidiyor.
I don't like to wear shoes without socks.
Tom o bir çift ayakkabıyı tasfiye satışında aldı.
Tom bought that pair of shoes at a clearance sale.
Bu çift ayakkabıyı üç yüz dolar karşılığında aldım.
I bought this pair of shoes for three hundred dollars.
Tom bir çift yeni ayakkabıyı bile satın almayı göze alamıyor.
Tom can't even afford to buy a new pair of shoes.
Ayakkabıyı çıkartırsam... ...ne ortaya çıkar? Nedir bu? - Ayak!
But if I take shoe off... ...what's in there?
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.
Since you asked nicely... ...but you MUST return the shoe to me.
ayakkabıyı ile daha fazla örnek cümle →