"asimile" kelimesinin İngilizcesi: assimilated. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelassimilatedadj
Tanım
•sıfat: “Benzeştirmek, kendine uydurmak” anlamındaki asimile etmek, “baskın doku veya yapı içinde erimek, yok olmak” anlamındaki asimile olmak birleşik fiillerde kullanılan bir söz
Etimoloji
Borrowed from French assimilé, past participle of assimiler.
Örnek Cümleler
Sen asimile olacaksın.
You will be assimilated.
Aksum'u asimile etmekte başarılı oldular.
They were successful in converting Aksum and influencing their culture.
"Çok haklısın, bu sistem oldukça asimile değil."
"You're quite right, and it's not quite assimilated into the system."
Asimile olmuş bir Yahudi ailesinden gelmektedir.
He came from an assimilated Jewish family.
Bu ise kısa sürede asimile olmalarına sebep olacaktır.
Hope that soon would turn out to be idle.
Bunların çoğu asimile olarak her yönüyle Çinleşmişlerdir.
I think most of them are a bunch of fags anyway.
19. yüzyılın başlarına kadar Alman nüfus asimile edilmişti.
By the early 19th century, the German population was assimilated.
Dönmeleri vatansever olmamakla ve asimile edilmemekle suçladı.
He accused Dönmehs of lacking patriotism and not having been assimilated.
Dolayısıyla nüfus Slav yerleşimciler tarafından asimile edildi.
Their population was then assimilated by the Slavic settlers.
Bazı etnik gruplar gönüllü olarak diğerleri ise zorla asimile olmuştur.
Some ethnic groups voluntarily assimilated, while others were brought in by force.
Bu diller daha sonra çoğunlukla Rusça olmak üzere başka dillere asimile oldu.
These languages were then assimilated into another language, mostly Russian.
Rus toplumuna asimile olmuş varlıklı ve kültürlü bir Yahudi ailesine mensuptu.
His family was a culturally assimilated German Jewish family.