Bunu arayacaksın.
You better look forward to it.
Kimi arayacaksın ?
Who are you calling?
Ne zaman arayacaksın?
When are you going to call?
Ne zaman arayacaksın?
When are you going to call?
Üvey anneni arayacaksın.
You're going to call your stepmother.
Beni ne zaman arayacaksın?
When are you going to call me?
Beni arayacaksın, değil mi?
You'll call me, won't you?
Belki sen onun yardımını arayacaksın.
Perhaps you will seek his aid.
Doktorun muayenehanesini ne zaman arayacaksın?
When are you going to call the doctor's office?
İşte bu yüzden sen ve Louis Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.
That's why you and Louis will seek out Sir Paul together.
Beni arayacaksınız, bütün yüreğinizle arayınca beni bulacaksınız.
You shall seek me, and find me, when you shall search for me with all your heart.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.
You also will be drunken. You will be hidden. You also will seek a stronghold because of the enemy.
arayacaksın ile daha fazla örnek cümle →